YUFKACI MUAMMER!


 

YUFKACI MUAMMER!

Çaykur Rizespor’da nasıl ki Bülent Uygun ile ilk 3 maçta kazanılan 7 puan hocaya yazar, dün oynanan Göztepe maçında kaybedilen maçta Bülent hocaya yazar.

Her takım gibi yeşil – mavili ekipte sıklaştırılmış maç takvimi içinde üç günde bir maça çıkıyor. Elinde sakat ve cezalı oyuncu yoksa bu kadar üst düzey rotasyon yapmanın anlamı ne hoca?.

Bülent hoca Göztepe maçı sonrası evinde oynayacağı Trabzonspor derbi maçını kendisine hedef seçmiş olmalı ki bu maç öncesi özellikle stoperde yüreği ile oynayan Selim, orta saha da seni ileriye taşıyacak, pozisyona sokacak, ara pas atacak, frikik kullanacak en önemli oyuncun Boldrin’i yedeğe çekmiş. Bu iki oyuncunun yerine ilk 11 başlayan Meriah dan başlayalım. Tunuslu oyuncu ligde oynadığı maçlarda bizi en fazla yakan, bireysel hatanın kitabını yazan isim olmuştu. Dünkü Göztepe maçında da ev sahibi takımın attığı ilk gol öncesi topu rakibe ikram eden isim oldu. Bu kiralık oyuncuda bu ısrar ilk pahalı hataydı. Boldrin yerine kapasitesi sınırlı olan Doğan Erdoğan tercihi ise ikinci hata. Doğan Erdoğan geniş kadroda tutarsın, oyunun son bölümlerinde süre alır ama asla ilk 11 oyuncusu değil. Bülent hoca bir başka ilginç tercihi ise Tunay Torun. Haftalardır yedek kulübesine demir atan gurbetçi oyuncu hocasından gelen forma fırsatını bir kez daha kötü kullandı. Bir oyuncu sahada kaldığı süre zarfında takımına bir tek olumlu harekât yapmaz mı? Katkı sağlamaz mı? Sağ kanadı tapulu arazisi olarak kullanan Fabricco da bu ısrar neden hoca? Karagümrük maçında yorulan bu isme neden forma verilir. Madem Morozıuk u dillendirdin, sağ bekte elinde sağ bek menjeyli Onur Bulut var, neden ona forma vermedin sorusunu sormadan da geçmeyelim. Hırvat sol bek Melnjak ise dökülmeye devam ediyor. Sakatlığı olmayan İsmail Köybaşı kadroda yer alıyorsa o oynar. Özetle dün Göztepe maçında Bülent Uygun çok ama çok hatalı bir rotasyonla çıktı ve maç içinde yapılan üst düzey bireysel hatalarla kötü bir Göztepe takımına karşı haklı bir yenilgi aldı. Bu mağlubiyet tamamen Bülent hocaya yazar. Bir takımın savunma bloğu 3 günde bu kadar değişmez be hocam.  Değişirse sonuçta bu olur hocam. Ha sen ben oyuncularımı kollamam gerekiyor, 3 günde bir maç var diyorsan bende sana elde ki kuşu önce kolla derim. Sen bence 3 gün sonra oynayacağın Trabzonspor maçını kendine hedef seçtin. Yani elde ki kuşa değil, dalda ki kuşa odaklandın. Oysa ki dalda duran kuşun garantisi yok, elde ki kuşun garantisi vardı ama sen o kuşu da kaçırdın. Göztepe takımı ligde rahat konumda. 3 haftadır kötüler, bizim maçta da bir şey yapmadılar, maç sonu 1 puana takla atacak ama senin maç önü  kadro fantezin belki de lig sonunda bu bir puanı çok arar hale getirecek ve eyvah para etmeyecek.

Süper ligin son 9 haftasına girdik. Puan olarak alt tarafta nerdeyse “sosyal mesafe” aramızda kalmadı. Milli arada Antalya kampı bir kez daha takımımıza yaramadı. Geçen yıl koca bir sezonda toplamda 4 kırmızı kart gördük, bu sezon daha lig bitmeden 6’yı bulduk. Özellikle son iki maçta Skoda ve kaleci Gökhan’ın hakeme sözlü ve şiddetli itirazdan dolayı yenilen kırmızı kartlar ve bu iki oyuncunun takım içinde en mülayim isimleri olması çok düşündürücü. Gökhan kardeşim maç bitmiş olan olmuş sen neden hakeme o sözleri söylüyorsun? Şimdi iki maç yoksun ve kalede yedeğin Zafer’de sakat. Takım kaptanları takımı kurtarır ama bizde tam tersi kaptan çok gereksiz işgüzarlıkla yaktı bizi.

Bu takım Hatayspor ve G.Saray galibiyeti ile üst düzey prime bir kez daha boğuldu. Futbolcu cin gibi. 35 puanım var diyor. Gemi biraz su alırsa yanı sıkışırsak maç önü prim pazarlığı başlar diyor. Aksi takdirde ben Göztepe’yi yensem 38 eder, tamam alt taraftan bağımı hafiften keserim ama bu seferde kalan haftalarda bize kimse prim vermez diye düşünüyorlar diye içimden geçirmiyor değilim. Dedim ya futbolcu cin gibi. Ben bu filmi geçen sezon Malatyaspor iç saha maçı öncesi görmüştüm. Takım da yetkili oyuncular Başkana maç önü ;” Bize 150 Bin TL prim verirseniz bu maçı kazanırız “ pazarlığı girmişti ve Başkan Kartal’da o darboğazda kabul etmişti. Sonrası malum o rakımı alan oyuncu pat pat Malatya takımını 3 – 0 mağlup etmiş ligde yüzde 99 kalmıştık. O kişi parayı alan bir tek oyuncular değildi tabi, sportif direktörün Bal’da almıştı o primi.  Oysa ki bu takımı kuran, bu oyuncuları transfer eden bu isim birde bu takımı getirdiği yerden çıkarmak için ölüm kalım maçına kendine prim yazdırıyor. Ne dünya be…

Rizespor yönetimi söz verdi mi yapar. Başkan Kartal ve yönetim o parayı ödemek için Denizbank’ın yolunu tuttu. Yüklü miktarda faizli kredi çekildi ve paralar ödendi. Bunları yazmamda ki ana sebep, şimdide aynı yoldayız. Bu topçular doymak bilmiyor, çünkü alışmışlar çiftlikte kaliteli yaşama. Kahya da arkalarında zaten, o da prim alıyor!..

Bu saatten sonra olacaklar belli. Kalan 9 hafta içinde yeniden yerli aşı altında Bülent hoca ile yoğun bakım odasına girmeden acil serviste ayakta tedaviye devam. Bu tedavi Trabzonspor ve Antalyaspor maçlarında cevap verirse eve gidebiliriz. Aksi takdirde kaybedilen iki maç sonu önce yoğun bakıma daha sonra ki haftalarda entübe odasına yatırırlar bizi. İşte o zaman paran da geçmez. Biraz vicdan sahibi futbolcu kardeşlerim, salgında dünya kırılıyor, işsizlik diz boyu, açlık var, diğer birçok takım oyuncusuna ödeme aylardır yapamıyor ama siz hala doymadınız. İlla her sezon sonu bu takımı “kulak memesi” kıvamına getiriyorsunuz! Siz de haklısınız tabi alıştınız, kaliteli yaşama, pahalı yatırımlarınıza nasıl sa Rizespor çiftlik, hesap soran yok, ederiniz 3 lira size verilen 10 lira . Bu paraları alan sizde hiçbir kabahat yok, futboldan anlamıyorum diyen ve ona bu futbolcuları öneren ve bu üst düzey transfer ve maç başı primleri ödeten sayın çifttik kâhyası’nın da kabahati yok, kabahat kimde biliyormusunuz? Kabahatin büyüğü yufkacı Muammer’de!. Çünkü o iki elti yufkaları o kadar ince açmayacatı, tıpkı bizimkiler gibi o kadar maç başı primine bu oyuncuları alıştırmayacak tılar!..


Önceki Haber 
Sonraki Haber

Yorumlar

Yorum Yapın