Tarık Böyle İstedi!..


 


Tarık Böyle İstedi!..

 

Bu maç öncesi Çaykur Rizespor teknik direktörü Bülent Uygun’a sorsanız Trabzonspor’dan hangi iki oyuncuyu size karşı oynamasını istemesiniz? Sorusuna, Bülent hoca açık ara Ekuban ve Nwakaeme’ der. Bordo – mavili takımın iki önemli silahı Rizespor’a karşı sakatlıkları nedeniyle oynamadı ama dün Rizespor takımı Bülent Uygun önderliğinde ligde sırat köprüsünden geçtiği bu haftalarda kazanma adına 90 dakika özellikle hücumda bir şey üretmedi.

Yeşil – mavili takım Antalya kampı sonrası oynadığı 3 maçta da gol atmayı bırak gol pozisyona girmede bile üst düzey sıkıntı yaşıyor. Geçen hafta İzmir’de Göztepe karşısında sefilleri oynayan Rizespor, bu hafta Karadeniz derbisinde Trabzonspor karşısında sadece mücadele gücü altında bir puana kilitlendi ve maç sonunda da o bir puanı aldı.

Trabzonspor’un Rizeli teknik adamı Abdullah Avcı iki as oyuncusu Ekuban ve Nwakaeme’nin yokluğunda bence takım oyununa döndü. Zira iki yetenekli oyuncu daha çok bireysel oynayan futbolcular. Sol bekleri Marlon, orta sahada görev yapan Flavıo, organik bu yörenin çocuğu Parmak ve Yunan 10 numara gerçekten topu her ayağına aldığı zaman buram buram kalite kokan Bakasetas dünkü maçta formasının hakkını verenlerin başında yer alan isimler.

Rakip takımın bu kadar eksik oyuncu altında Rize’ye gelmesinin yanına birde bize bakalım. Kaleci Gökhan için eksik diyemiyorum. Çünkü Gökhan’ın yokluğunda o kaleci kazağını kim üzerine giyse ondan çok daha iyi performans bize verdiler. 24 kez milli olan kaleci Tarık olsun genç kaleci Zafer olsun her zaman abileri Gökhan’ın yokluğunda o formanın hakkını verdiler, vermeye de devam ediyorlar. Burada aslı sorulması gereken tek şey kaleci Gökhan’ın sezon sonu iyi bir bonservis bedeli altında Rize’den başka bir kulübe gitmesi. Gökhan giderse kimse merak etmesin, Rizespor’un gözü arkada kalmaz. Bu iki isim Rizespor kalesini başarılı bir şekilde korur. Unutmadan yazayım devre arası transferinde Alanyaspor kaleci Zafer için Rizespor’un kapısına çok yattı ama bu transfer gerçekleşmemişti.

Dünkü maçta kazanılan 4 firik bence tamamen taktiksel ve Boldrin’in bozuk para gibi harcamaları gibi boşa gitti. Bir maçta tehlikeli yerden 4 frikik kazanıyorsun ve hepsi heba oluyor. Boldrin her topu aldığında kendini Messi yerine koyuyor ve rakip takım oyuncularını ipe dizme sevdasına kapılıyor. Kaptırdığı toplar ise takım arkadaşlarına ekstra bir yük veriyor.. Bu takımın bir numaralı frikikçisi toplara en iyi ve bir o kadar sert vuran Dokovic olmalı. Buna görmemek için kör olmalı. Rizespor takımı dün sahaya sadece Trabzonspor’un ortadan ve kanattan geçiş oyuncularını durdurmak için mücadele etti. Bunu yaparken aklında her hangi bir hücum planı yoktu. Taki Trabzonspor 86’da bir kişi eksik kaldığı dakikaya kadar. Oyunun son dakikalarında sahada bir kişi fazla olan Rizespor bu kez komşusunun üzerine gitmeyi akıl etti ama orada da Abdullah Avcı oyuna aldığı İranlı Hosseni ve Berat ikilisi iyi iş çıkardılar. Uzatma dakikası içinde Dokovic’in yaklaşık mesafe olarak OF sınırları içinden gelişine çektiği sert şut üst direğin pasını aldı ve iki dost komşu takım birer puana böylece razı oldu. Tabi geneline baktığımız zaman bizim adımıza kaleci Tarık yerden havadan ne varsa çıkardı. Asıl düşünmesi gereken olay budur. Kendi sahanda üst düzey önemli eksikler altında maça gelen Trabzonspor senin kaleni her türlü yokladı ama kalecin yaptığı kurtarışlarla maça damgasını vurdu.

 

Süper ligin boyu kısalmaya devam ediyor. Alt tarafta özellikle sosyal mesafe kalmadı. İki Maç alan kefeni yırtacak, tam tersi art arda iki maçtan sıfır çeken takım çukura düşecek. Bir ay içinde oynanacak olan 6 maç her takımın olduğu gibi bizimde kaderimizi belirleyecek. 3 günde bir maç trafiği gel – gitlerin çok olacağı bir durum karşımıza çıkaracak. Buna hazırlıklı olalım. Kadro derinliği olan, para sorunu olmayan, sakatlık, hastalık ve cezalı oyuncusu özellikle kritik mevkilerde görev alan oyuncuların sağlam olması ligin alt tarafına şekil verecek. Son düzlüğe Rizespor neredeyse tam takımla giriyor, burada top Bülent Uygun’da son Göztepe maçında yaptığı akıl almaz kadro mühendisliğini yaparsa işimiz zor, Bülent hoca’nın mazereti kalmadı. Son haftalarda maç sonu konuşmaları hafiften Hikmet Karaman’a benzemeye başladı ve kaybedilen puanlar sonrası hoca mazeret üretmeye gidiyor. Ligde her takım Corona’dan çekti, çekmeye de devam ediyor. Unutmayalım ki bu takım 14 eksik oyuncu altında Ersin Aka hoca ile Gaziantep gibi kaliteli bir ekibe pozisyon vermeden sahadan 3 – 0 galip gelen bir takım. Bundan sonra hatanın telafisi olmayan maçlarda önce yürek daha sonra futbol şansı devreye girecek. Trabzonspor maçında alınan 1 puanın önemi lig sonunda ortaya çıkar. Kaybedilen 2 puanı arayacak mıyız? Yoksa risk almadan alınan bir puana tav mı olacağız! Bekleyelim, görelim. Bu takım geçen sezonun son haftasında oynanan Cüneyt Çakır’ın yönettiği ve ev sahibi Kayserispor’a çalmadığı düdüklerle son saniyede Trabzonspor’un attığı gol ile ligde kalmıştı! Ders aldık mı? .. Alsak zaten bu tip hesaplara yeniden girmezdik!.. Pembe çoraplı Rize / Derepazarlı Cüneyt Çakır artık gelme babaocağı Rize’nin maçlarına, yeter artık. Memleketinde yönettiğin maçlarda kendini tatmin ediyorsun, eyyamın kralını yapmaya devam ediyorsun Cüneyt Hoca!..


Önceki Haber 
Sonraki Haber

Yorumlar

Yorum Yapın