ARTIK DEVLETİN YENİ YÖNTEMLERLE DOLANDIRICILARA DUR DEMESİ LAZIM


ARTIK DEVLETİN YENİ YÖNTEMLERLE DOLANDIRICILARA DUR DEMESİ LAZIM


ARTIK DEVLETİN YENİ YÖNTEMLERLE DOLANDIRICILARA DUR DEMESİ LAZIM

Nerdeyse, gün geçmiyor ki bir dolandırıcılık haberi ile karşılaşmayalım.
Kontör dolandırıcıları,
Sahte kimlik ile banka hesabı boşaltma,
Sahte kimlikle kredi çekme,…vb namuslu insanların aklına hayaline gelmeyecek yüzlerce yöntemle dolandırıcılık yapanlar var.
Dolandırıcılar sürekli yöntem geliştiriyorlar.
Bunlara karşı ise aynı hızda önlemler alınamıyor.
O zaman en azından alınacak birkaç önlem ile dolandırıcılık olaylarını azaltmaya sebep olabilecek basit önlemler ivedilikle uygulamaya geçirilmelidir.
Bu noktada devlet üç şekilde bunun önüne geçmek için adım atabilir.
Birincisi; Mevcut cezaların arttırılmasıdır.
Bakın bugün, ABD başta olmak üzere pek çok gelişmiş ülkede en ağır suçlar vergi kaçakçılığı başta olmak üzere bu dolandırıcılara verilir. Bizde ise durum bunun gerisinde. Bundan sonra telefonla kontör dolandırıcılığı dâhil olmak üzere dolandırıcılık suçları ağır cezada yargılamaya başlanırsa (tabı ki gerekli kanuni düzenlemeler ile) yani cezalar korkutucu yani caydırıcı olursa, bu suçu işlemeyi düşünenler bir kez daha düşünebilir.
İkincisi; özellikle sahte kimlikle (nüfus cüzdanı, ehliyet vb.) ile yapılan dolandırıcılıkta başta bankalar olmak üzere işin içinde olan ilgili kurumlara ceza kesilmesi gerekir. Demiyoruz ki bazı banka çalışanları da bu işin içindeler (işin içinde olan sahtekâr çalışan da olabilir pekâlâ) ancak örneğin sahte kimlikle bir banka hesabını boşalttığı yada o hesaptaki parayla ödeme yaptığı tespit edilen kişinin işlem yaptığı ilgili bankaya da bu işi bilmeyerek yapsa bile hesabı sorulmalıdır ki daha sıkı önlem alsınlar. Parmak izi, göz retinası vb. pek çok uygulama ile bunun önüne geçebilecekken neden kullanmıyorlar. Bunu sormak lazım eğer kullanmıyorlarsa bedelini de ödemeleri lazım. Zaten ülkemizde banka kazançları çok yüksek o zaman en azından sahte kimlikle yapılan hesap boşaltma, hesaptan para çekme, internetten havale yada kredi çekme vb. durumlarında kullanılan banka, mağdurun zararını ödemekle yükümlü olmalıdır.
Üçüncüsü;
Ahlak eğitimi; zamanında yani ecdat zamanında içine para koyulan taşlar olurmuş. İhtiyacı olan alsın diye ve çoğu zaman içinde para günlerce kalırmış. Çünkü ihtiyacı olan sadece ihtiyacı kadar alırmış. Bugün aynı uygulama olsa pek çok yerde bırakın parayı içine koyulduğu taşı bile götürürler. Demek ki ahlaki değerlerimizde sorun var. Demek ki ilkokuldan başlayarak ahlak eğitimine çok önem vermeliyiz.
Örneklerle yazıyı uzatmamın gereği yok.
Anlamaya niyeti olan bu kadarla anlar. Anlamayana zaten sözümüz yok.

Önceki Haber 
Sonraki Haber

Yorumlar

Yorum Yapın