RECEP UÇAR : BEKLENTİLERİN FARKINDAYIM !.. TRANSFERDE ....

Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, Antalya kampında konuştu. Uçar, hem lig hem de Türkiye Kupası için iddialı hedefler ortaya koyarken takımın oyun kimliğinin şekillenmeye başladığını söyledi.
Trendyol Süper Lig ekibi Çaykur Rizespor’da teknik direktör Recep Uçar, Antalya kampında Selim Denizalp in sorularını yanıtladı. İkinci yarı hazırlıklarına 29 Aralık’ta Rize’de başladıklarını hatırlatan Uçar, verimli bir kamp dönemi geçirdiklerine dikkat çekti. Hem fiziksel hem de mental anlamda yüklemeler yaptıklarını ifade eden Uçar, ikinci yarıya hazır bir şekilde girmek istediklerini söyledi.
EKSİK GİDERİYORUZ
Antalya kampının değerlendirmesini yapabilir misiniz?
UÇAR: İkinci yarı hazırlıklarımıza 29 Aralık’ta Rize’de başladık. Üç gün boyunca burada çalıştıktan sonra 2 Ocak’ta Antalya kampına geldik ve 14 Ocak’a kadar da burada olacağız. Bu süreçte 9 günde 11 antrenman ve 2 maç yaptık. Genel olarak baktığımızda oldukça verimli bir kamp dönemi geçirdiğimizi söyleyebilirim. Kampa başlarken bazı eksiklerimiz ve sakat oyuncularımız vardı. Valentin Mihaila ve son Beşiktaş maçında sakatlanan Antonio Augusto aramıza iki gün önce katıldı. Qazim Laçi ise eşinin doğum yapması nedeniyle ülkesine gitmişti; o da dün itibarıyla takıma dahil oldu. Şu an tüm oyuncularımız kampta yer alıyor. Sadece Yahia Fofana, Afrika Kupası’nda mücadele ettiği için aramızda değil. Onun dışında tam kadro olarak Antalya’daki çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu süreçte hem fiziksel anlamda yoğun yüklemeler yaptık hem de mental olarak oyuncularımızla birebir görüşmeler gerçekleştirdik. Taktiksel açıdan da daha fazla çalışma fırsatı bulduk. Oyunumuzu geliştirmeye yönelik tekrarlar yapıyor, eksiklerimizi gidermeye çalışıyoruz. Büyük hedeflerimiz olsa da önceliğimiz kupa. Erzurum maçının ardından ligde oynayacağımız Göztepe karşılaşmasına en iyi şekilde hazırlanarak çıkmak istiyoruz. Rizespor’da göreve başladığım günden bu yana 3 lig ve 1 kupa maçı oynadık. Antalya kampında da 2 hazırlık maçı yaparak bu süreci en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştık.
ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZ KUPA
Recep Uçar’ın Rizespor’da kafasında oynatmak istediği oyun sistemi, oyun anlayışı taktiksel olarak yerleşmeye başladı mı? İstediğinizi alabiliyor musunuz?
UÇAR: Oyunu geliştirebilmenin yolu, yapılacak tekrar sayısını artırmaktan geçiyor. Ne kadar çok tekrar yaparsanız, sahaya yansıtmak istediğiniz oyunu o kadar üst seviyeye taşıma şansınız olur. İyi bir oyun, kaliteli oyuncularla oynanır. Oyuncu kalitesini ve yapılan tekrarları artırdıkça, hedeflediğiniz oyuna her zaman biraz daha yaklaşabilirsiniz. Şu ana kadar ligde oynadığımız 3 maça, bence yeterince çalışma fırsatı bulamadan çıktık. Buna rağmen Konya maçında galibiyete daha yakın olan taraf bizdik. Verilmeyen çok net bir penaltı pozisyonu vardı, kaçırdığımız fırsatlar oldu ve maç sonunda 1 puana üzülen taraf bizdik. Bunu rakip teknik direktör Çağdaş hoca da maç sonrası açıklamalarında dile getirdi. Ardından evimizde oynadığımız Eyüpspor maçında, gerek girdiğimiz gerekse giremediğimiz pozisyonlarla oyun anlamında tatmin edici bir performans sergiledik. Eyüpspor, güçlü bir kadroya sahipti ve o maça galibiyetle, moralli gelmişti. Buna rağmen sahada iyi bir oyun ortaya koyduk. Sonrasında kupada oynadığımız ve 5-2 kazandığımız Gaziantep maçı, bize oyun adına önemli sinyaller verdi. Eksiklerimiz olmasına rağmen takım sahada pozitif bir enerji ve sinerji ortaya koydu. Oyuncularımızın taktiksel disiplini, kazanma isteği ve birbirleriyle olan pozitif iletişimleri bizi memnun etti. Beşiktaş maçında ise bazı bölümlerde oyundan memnun olmadığımı daha önce de söylemiştim ve hâlâ aynı fikirdeyim. Ancak Beşiktaş deplasmanında özellikle ikinci yarıda 4-5 tane çok net gol pozisyonu ürettik. Bunları değerlendirebilseydik maç çok farklı bir sonuçla bitebilirdi. Beşiktaş’tan daha fazla pozisyon ürettiğimiz bir karşılaşmaydı ve en az 1 puanı net şekilde hak ettiğimizi düşünüyorum. Ancak futbolun içinde bunlar da var, maalesef olmadı. Şimdi önümüzde ligin ikinci yarısında oynanacak 17 maç ve alınabilecek 51 puan var. Biz bu puanların tamamına talibiz. Kupada, ligin çok değerli ekiplerinden biri olan Gaziantep’e karşı oynadığımız maçta farklı bir skorla galip geldik. Erzurum’dan istediğimiz sonucu alabilirsek, ardından evimizde oynayacağımız maçta da iyi bir oyun ve iyi bir sonuçla İstanbul’daki Beşiktaş maçına daha güçlü bir şekilde gitme şansımız olacak. İstanbul’daki maçtan da istediğimiz sonucu alırsak, kupada son 8’e kalarak finale bir adım daha yaklaşmış olacağız. Sonrasında sadece 3 maç kalıyor. Neden olmasın? Biz bu hedefler için oyuncularımızla birlikte sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bunu net bir şekilde söyleyebilirim.
KALİTELİ OYUNCULARIMIZ VAR
Recep Uçar’ın, Rizespor’a gelmeden önceki Rizespor’un istatistiklerine baktığımızda çok gol yiyen çok az pozisyon alabilen, pozisyon üretemeyen bir takım vardı ve sizinle beraber bu durum tersine dönmüş durumda. Tüm bunları dikkate aldığımızda Recep Uçar’ın Rizespor’a ikinci yarıda etkisi ne olacak?
UÇAR: Benim ve ekibimin birinci önceliği; daha az pozisyon veren, daha az gol yiyen, daha çok üreten ve daha fazla gol atmayı hedefleyen bir Rizespor oluşturmak. Daha planlı oynayan, oyunun her anına dokunabilen bir takım ortaya koymaya çalışıyoruz. Bunu da ekibimle birlikte oyunun her bölümüne temas ederek yapıyoruz. Duran toplardan oyun kurulumuna, rakibi karşılama şeklimizden derin savunmaya ve ön alan baskısına kadar her detay üzerinde çalışıyoruz. Amacımız, daha planlı ve daha üretken bir ekip oluşturmak. Elbette bunu ne ölçüde başaracağımızı zaman gösterecek. Ancak ligde oynadığımız 3 maç ve kupadaki 1 maç, bu anlamda bize olumlu sinyaller verdi. Bu inançla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Çünkü bu 4 maçlık sürece baktığımızda; Konya maçında 1, Eyüp maçında 3, Gaziantep maçında ise 5 gol atmış bir Rizespor var. Toplamda 4 maçta 9 gol atan bir takım olduk. Yediğimiz gollere baktığımızda ise; Beşiktaş’tan 1, Gaziantep’ten 2 ve Konyaspor’dan 1 gol olmak üzere toplam 4 gol yedik. Yani 9 gol atan, 4 gol yiyen bir Rizespor’dan bahsediyoruz. Hazırlık maçlarında da oyuncularımız, antrenmanlarda çalıştığımız taktikleri sahaya yansıtmaya çalışıyor. Tabii ki yolumuz uzun. Daha çok tekrar yaparak daha iyi bir seviyeye gelmemiz gerekiyor. Daha önceki röportajlarımda da ifade ettiğim gibi, kadromuzda kaliteli oyuncular var. İlk yarıda bu oyunculardan yeterince verim alamadık, hatta neredeyse hiç katkı alamadığımız isimler oldu. Ancak şu anki performansları ve çalışma isteklerinden oldukça memnunum. Belki de en önemli transferlerimiz, iç transferlerimiz olacak. Bunun üzerine bir iki dokunuş daha yapabilirsek, neden keyifle izlenen, herkesi heyecanlandıran ve iyi skorlar alan bir Rizespor ortaya çıkmasın?
PERFORMANSLARI YUKARI ÇEKECEĞİZ
İlk yarıda beklentileri veremeyen futbolcular hakkında ne düşünüyorsunuz?
UÇAR: Bütün amacımız ve isteğimiz, kaliteli futbolcularımızı sahada en verimli şekilde görebilmek. Bu anlamda tüm oyuncularımızdan olumlu sinyaller alıyoruz. Sagnan, Eyüp ve diğer maçlarda ilk 11’de forma giydi ve genel performansı iyiydi. Augusto üç maçta süre aldı ve katkı sağlamaya çalıştı. Mihaila’nın ise maalesef sakatlığı devam ediyordu, bu nedenle yeterince süre verme şansımız olmadı. Ancak ilk kupa maçında Pendik’te yaklaşık 64 dakika forma giydi. Ali Sowe ve Qazim Laçi süre aldılar, sahada yer aldılar fakat ikinci yarıda hem bizim hem de herkesin beklentisi bu oyuncuların daha fazla süre alması yönünde. Buna fazlasıyla sahip olduklarını da biliyoruz. Özellikle Ali Sowe’a baktığımızda, Türkiye’de gerek Ankaragücü döneminde gerekse geçen sezon ligin ikinci yarısında çok ciddi performanslar sergilediğini gördük. Kendini ispatlamış, başarmış bir oyuncu. İlk kez bir şeyleri kanıtlaması gereken bir futbolcu değil. Dolayısıyla sahaya istediğimiz oyunu yansıttığımızda, ona yeterli sayıda top ve pozisyon üretebildiğimizde; gerek Ali Sowe, gerek şu an çok iyi sinyaller veren, iyi çalışan Halil ve Emrecan gibi oyuncuların ikinci yarıda performanslarını yukarı çekeceğimize inanıyorum. Bizim en büyük arzumuz da bu ve bunu başaracağımızı düşünüyorum.
BEKLENTİLERİN FARKINDAYIM
İkinci yarının nasıl geçmesini bekliyorsunuz?
UÇAR: Aslında Türkiye’de ligler gerçek anlamda ikinci yarıda oynanıyor. İkinci yarılar her zaman daha zor geçer ve bu sezon da kolay olmayacak. Her takım hem oyununu geliştiriyor hem de ciddi dokunuşlar yapıyor. Belki de bu anlamda en fazla dokunuşu yapan ekiplerden biri biz olacağız. Bahsettiğimiz oyunculardan daha yüksek performans alabileceğimiz bir seviyeye çıkabilirsek, dışarıdan katacağımız bir-iki oyuncuyla birlikte transfer sayımız kâğıt üzerinde 1-2-3 gibi görünse bile, 7-8-9 olma durumu var. Ancak bu süreç kesinlikle kolay olmayacak. İkinci yarıya Göztepe maçıyla başlıyoruz. Göztepe, fiziksel parametreler açısından ligin en iyi takımlarından biri. Aynı zamanda ligin en az gol yiyen ekibi. Duran toplardan en fazla pozisyon üreten, uzun taçları, kornerleri ve direkt oyun anlayışıyla rakiplerine ciddi baskı kuran bir takım. Özellikle kendi sahasında tüm rakiplerine büyük zorluklar yaşatıyor. Zor bir maç bizi bekliyor, kolay olmayacak. Göztepe deplasmanı, onlar kadar mücadele etmeden kazanılabilecek bir karşılaşma değil. Biz de bu maça hem mental hem de fiziksel açıdan en iyi şekilde hazırlanıp, şehrimize ve taraftarımıza mutlu bir sonuçla dönmek istiyoruz. Bunu yapabilecek kapasiteye sahip olduğumuza inanıyoruz. Transfer konusundaki beklentilerin farkındayım. Ancak çok sayıda transfere ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum. Elbette bazı pozisyonlarda eksiklerimiz var. Sakyi’nin ayrılmasıyla birlikte şu an sağ kanat için bir oyuncu arayışımız var ve bu bölgeye transfer yapacağız. Ofansif orta saha konusunda da oyuncu sayımız çok fazla değil. Hücumun farklı bölgelerinde oynayabilecek, ancak orta saha özellikleri de olan bir oyuncu kadromuza katmak istiyoruz. Şu anki kadroya baktığımızda; Halil’i biraz daha öne çektiğimizde, Ali Sowe’nin verimini artırabildiğimizde ve Emrecan’ı da zaman zaman kullanabileceğimizi düşündüğümüzde, bazı bölgeler ilk planda acil görünmeyebilir. Ancak Göztepe maçından sonra durumu tekrar değerlendireceğiz. İhtiyaç gördüğümüz ve eksik hissettiğimiz noktalarda transfer yapacağız. İlk önceliğimiz ise net bir şekilde sağ kanat ve ofansif orta saha olacak.
OFANSİF OYUNCU ARAYIŞI
Forvet oyuncuları hakkında ne düşünüyorsunuz?
UÇAR: Halil vardı ama aslında yoktu diyebiliriz ilk yarı için. İlk 3–4 maçın ardından yaklaşık iki aylık bir süreci sakat geçirdiği için kendisinden yeterli verimi alamadık. Oysa geçmişine baktığınızda; Türk Milli Takımı formasını giymiş, İngiltere’de, Galatasaray’da ve Gaziantep’te önemli işler yapmış bir oyuncudan bahsediyoruz. Dolayısıyla Halil’den alabileceğimiz maksimum verimi almaya çalışacağız. Halil bir santrfor. Zaman zaman ikinci forvet gibi de oynayabiliyor. Kadromuzda bu özellikleri taşıyan Emrecan da var. Ali Sowe de bu bölgede alternatiflerimizden biri olarak devam ediyor. İhtiyaç görmemiz halinde transfer sürecini bu pozisyonlar üzerinden değerlendireceğiz. “10 numara” diye net bir tanım yapmasam da, 8–10 numara arasında oynayabilen; ofansif rolü güçlü, skora gol ve asist anlamında katkı sağlayabilen, hücumda çeşitlilik ve zenginlik katacak bir oyuncu profilini sahada görmeyi amaçlıyorum.
KUPA KAZANDIRMAK İSTİYORUM
Recep Uçar’ın Kariyer planlaması nedir?
UÇAR: 2009 yılından bu yana antrenörlük yapıyorum, son 5 yıldır ise teknik direktörlük görevini sürdürüyorum. Rizespor, Süper Lig’de çalıştığım dördüncü takım. Öncelikli hedefim, görev aldığım her kulüpte ciddi ve sürdürülebilir bir başarı ortaya koymak. Elbette başarı göreceli bir kavram, ancak geriye dönüp baktığımda çalıştığım tüm takımlarda başarılı olduğumu düşünüyorum. Ümraniyespor’un Süper Lig’e yükselmesi ve bugün hâlâ oynadığı oyunun olumlu şekilde konuşuluyor olması bunun bir göstergesi. Kayserispor’da lig üçüncülüğüne kadar uzanan bir süreç yaşadık. Konyaspor’da ise geçtiğimiz sezon kupada yarı final oynayan, ligde kalmayı başaran; bu sezon da 8. sıradayken ayrıldığım bir takım profili vardı. Rizespor’da öncelikli hedefim, teknik direktör olarak bulunduğum camiaya gerçek anlamda dokunabilmek ve hizmet edebilmek. Benden önce bu kulüpte görev yapan değerli meslektaşım İlhan hoca gibi, hatta mümkünse ondan da uzun süre bu takımda kalmak en büyük arzum. İnşallah bu bize nasip olur. Kısa ve orta vadede hedefim; uzun süre hizmet edebileceğim, başarılı olabileceğim bir yapı kurmak, taraftarı mutlu etmek, beklentileri karşılamak ve mümkün olursa Rizespor’a bir kupa kazandırmak. Neden olmasın? Önemli olan, rasyonel ve gerçekçi hedefler ortaya koyabilmek. Rizespor, büyük bir camia ve hedefleri olan bir kulüp. Ben de kafamda tasarladığım bu hedefleri hayata geçirmek için buradayım.

Önceki Haber 

Yorumlar

Yorum Yapın