Rize Erzurum Yolunda Neler Oluyor

2012 yılında temeli atılan Rize Erzurum bölünmüş yolu aradan geçen 14 seneye rağmen bitmedi, bitirilmedi, engellendi.
Türkiye’de bölünmüş yolla birbirine bağlanmayan sadece Rize Erzurum yolu kaldı. Bu yol üzerinde yaşanan ihale iptalleri kafalarda ihmal ve engelleme ihtimalini güçlendiriyor.
Kaç kez ihale iptalleri yaşandığını sayamdım, unuttum.
Rize Erzurum arasında yapımı devam eden iki tünelin bitirilmesi tarihin en eski ipek yolunun hayata geçmesidir ki, Doğu Karadeniz’e en kısa yolla doğu ve güneydoğuya bağlanacaktır.
Fakat bu yolun yapılmasını mafya varı bir kurulu düzen engelliyor. İhale iptallerinin asıl sebebi ne bozuk zemindir, ne paradır ne puldur. Açıkça ihanet edercesine bir engellemelerle karşı karşıya kalmışız.
Yılan hikâyesine dönen bu yol üzerinde Kırık tüneli bir türlü bitmedi. Bu kaçıncı yeniden ihale?
Rize Erzurum yolunu önemli ölçüde kısaltacak olan bu tünel güçlü müteahhitlere bilerek verilmiyor. Bir iki çalışma yapıp kaçan ihaleyi alan firmalar sanki görünmez bir el tarafından yönetiliyor.
Rize ile Erzurum arasındaki ulaşımda kritik öneme sahip Kırık Tüneli Projesi’nde çalışmaların yeniden başladığı bildiriliyor.
Öte yandan bölgede yapımı süren Dallıkavak Tüneli’ndeki gecikme ise kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Mazeretler yeterince kamuoyunu tatmin etmiyor.
Bu iki tünelin yapımı güçlü firmalara verilse kısa zamanda Rize Erzurum yolunun bitmesi gündeme gelecektir. Fakat yukarıda bahsettim, kastı engellemeler var.
Cumhurbaşkanımızın bizzat temelini attığı bu yolun aradan geçen 14 senede bitmemesini ne ile izah edeceğiz. Rize Erzurum arasındaki ulaşım zamanını 1.5 saate düşürecek bu yol tarihi ipek yolunun yeniden hayat bulması demektir.
Atalarımızın yaya olarak Erzurum’a gittiğini biliyoruz. Demek ki Karadeniz’e ulaşan en kısa yol bu yoldur.
Bu kadar önemli bir yolu Cumhurbaşkanımızın temelini atmasına, emir vermesine rağmen bitirmeyenler büyük vebal altına girmişlerdir. Yetmez, bu kadar hayatı bir projeyi engelleyenler vatan hainliğinden mahkemeye verilmelidir.
Bu süre zarfında dört ulaştırma bakanın aynı mantıkla bu yolu yaptırmamaları tamamen yerel dinamiklerin işidir.
Çevresine zırnık koklatmayan bu mantık çağ dışıdır. Doğu Karadeniz’in gelişmesine, kalkınmasına engel olan mafya varı bir düzendir.
Şimdilere gündem olan Samsun Sarp demiryolu da bu cenderenden çıkamamaktadır.
Dilerim bu tür engellemelerin üzerine gidilir ve onlara rağmen bu hayatı projeler yapılır.
Bakı selam ve dua ile.
Metin TOPÇU
Yorum Yapın