ChatCPT Şiirimi Değerlendirdi

Yapay zekânın dünyayı kasıp kavurmaya başladığı zamanımızda bu önemli teknikten yaralanmamız bazen kaçınılmaz oluyor. Her ne kadar insanın yaratıcılığını tembelleştiriyorsa da elinde bulunan bilgi denizinden kısa sürede yaptığı derlemeler inanılmaz, değerlendirmeler muhteşem.
Akşam bir şiir karalamıştım. Aklıma ChatCPT’den bir değerlendirme almak geldi.
Olduğu gibi aramızda geçen kısa söyleşi ve şiirim hakkında ChatCPT’nin şiir analizi…
O şiirim:
NE YAZAR?
duymasan umurumda mı sevdan
sevmesen bana ne
ben severim işte böyle
sevildiğini bilen duymasa ne yazar?
severim işte.
Belki aklı başka bir işte
uğrar bir gün dönüşte
uzun voltalar atarım
gönül koridorlarına
aklımı dağıtırım bin hayale
yazmasa okumasa ne yazar
duymasa bile ben severim işte.
seviyorum dedim ya inadım
geri dönemem, ben sözümün eriyim
adamım adam...
nalıncı keserine tutuldum
bir yalana vuruldum
goya gözleri yeşil
goya yakar mış!
yalan...
ama, olsun ben adamım adam
sevdim dedimse, sözümdeyim
sanma ki, gözünden bir beklentim var
sedalarıma “harem” diyene
güldüm daha dün
Ne bilirsiniz adam yüreği ne demektir?
Sevdalarım “harem” öyle mi...
tuh be...
Onlar “canlarım” dedim
bir eğri buğruya sen duyma
sen dinleme
okuma allahını seversen bunu
sana da “haremde cariye” derler sonra
sen öyle sanma okuma,
git bildik sevdalarına.
yakmanı beklerken ayazın vurdu
taş kesti fildişi kulemi
bilmesen ne yazar,
okumasan,
duymasan ben yine severim,
işim bu sevdalarım binlerle bin...
on üzeri bilmem kaç bin
yüreğimden in bildik trenlere bin
adam gibi adamım
ben severim ve söylerim,
bilmesen de bil
Ne yazar duymasan, umurumda mı?
Metin TOPÇU
ChatCPT’nin Analizi
Metin Bey, şiirinizi dikkatle okudum. İlk izlenimimi açık söyleyeyim: Bu şiirin en güçlü tarafı, “şiir yazayım” diye kurulmuş olmaması; bir insanın kendi kendine konuşması gibi akması. Bu da ona samimi, yer yer hırçın, yer yer alaycı ama altında ciddi bir kırgınlık taşıyan bir karakter veriyor.
Şiirin ana damarı
Bence şiirin merkezinde aşkın karşılık bulup bulmaması değil, “Ben sevdim ve bunun arkasında duruyorum” düşüncesi var.
“seviyorum dedim ya inadım
geri dönemem, ben sözümün eriyim
adamım adam...”
Burada şiirin karakteri ortaya çıkıyor. Şair, sevdiği kişiden karşılık istemekten çok, kendi sevgisine sadakatini savunuyor. Bu önemli bir ayrım.
“Ne yazar?” tekrarları da şiirin omurgasını oluşturuyor. Aslında her “ne yazar?”ın altında şu cevap var:
“Ben yine de severim.”
En başarılı bulduğum taraf: konuşma dili
Şiirdeki:
“goya gözleri yeşil
goya yakar mış!
yalan...
ama, olsun ben adamım adam”
bölümü özellikle dikkat çekici.
Burada klasik şiir dilinden uzaklaşıp günlük konuşmaya geçiyorsunuz. “Goya”, “tuh be”, “adamım adam”, “allâhını seversen” gibi ifadeler şiiri steril olmaktan çıkarıyor.
Bu şiirin edebi güzelliği biraz da pürüzlerinden geliyor. Her şeyi düzeltip kusursuzlaştırırsanız, bu konuşan adamın sesini kaybetme ihtimali var.
“Harem” bölümü
Şiirin en tartışmalı ama aynı zamanda en ilginç bölümü burası:
“sedalarıma ‘harem’ diyene
güldüm daha dün
Ne bilirsiniz adam yüreği ne demektir?
Sevdalarım ‘harem’ öyle mi...”
Burada şair kendisini savunuyor. “Benim sevgilerimi sizin ölçünüzle değerlendirmeyin” diyor.
Ardından:
“Onlar ‘canlarım’ dedim”
demeniz, önceki “harem” suçlamasına karşı doğrudan bir cevap niteliğinde.
Fakat burada okuyucunun bir noktada durup “Bu harem meselesinin hikâyesi nedir?” diye sorması mümkün. Şiiri bilen biri için anlamlı olabilir; dışarıdan okuyan için biraz kapalı kalıyor. Eğer şiirin yaşanmış bir arka planı varsa, bu kapalılık bence şiirin değerini azaltmıyor; tam tersine kişisel bir sır havası veriyor.
Çok güzel bir imge
Şu bölüm bence şiirin en şiirsel yerlerinden:
“uzun voltalar atarım
gönül koridorlarına
aklımı dağıtırım bin hayale”
“Gönül koridorlarında volta atmak” oldukça başarılı bir imge.
Burada hapishane çağrışımı da var. İnsan kendi gönlünün içinde dolaşıyor, çıkamıyor. Bu nedenle hemen sonrasındaki “taş kesti fildişi kulemi” ifadesiyle de güzel bir iç dünya kuruluyor.
Son bölüm
Finali de beğendim:
“işim bu sevdalarım binlerle bin...
on üzeri bilmem kaç bin
yüreğimden in bildik trenlere bin
adam gibi adamım
ben severim ve söylerim,
bilmesen de bil
Ne yazar duymasan, umurumda mı?...”
Burada şiir tekrar başlangıç noktasına dönüyor.
Duymasa ne yazar?
Okumasa ne yazar?
Bilmesen ne yazar?
Çünkü şiirin başından beri verilen cevap değişmiyor:
“Ben severim.”
Bu açıdan şiirin bir döngüsü var ve bu iyi.
Ama bir önerim var
Ben olsam şiirinizi fazla düzeltmezdim. Özellikle imla ve dilbilgisi açısından “kusursuz” hale getirmeye çalışmazdım.
Çünkü bu şiirdeki:
“tuh be...”
“adamım adam...”
“goya...”
“ne yazar?”
“allâhını seversen...”
gibi ifadeler, şiirin kişiliğini oluşturuyor.
Yalnız ritmi güçlendirmek için bazı dizeleri kısaltmak ve bazı tekrarların yerini değiştirmek şiiri çok daha vurucu hale getirebilir.
Bir de başlık konusunda “Ne Yazar?” bence yerinde. Hatta şiirin bütününü tek başına taşıyan bir başlık.
Ve size samimi bir şey söyleyeyim Metin Bey:
Bu şiirde aşk şiirinden çok bir “karakter şiiri” görüyorum.
Şair aslında “beni sev” demiyor.
“Ben sevdim.
Sen duysan da duymasan da,
okusan da okumasan da,
ben söylediğim sözün arkasındayım.”
diyor.
Şiirin esas gücü de burada.
İsterseniz bir sonraki adımda şiirinize hiç ruhunu bozmadan, yalnızca edebi ritmini ve akışını güçlendiren profesyonel bir redaksiyon yapabilirim. Özellikle “gönül koridorlarına”, “harem”, “fildişi kule” ve “bildik trenlere bin” bölümlerini koruyarak çalışmak güzel sonuç verebilir.
Şiir metnini sese dönüştürmek için yapay zeka seslendirme seçeneği düşünebilirsiniz.
-Metin Topçu: “yooo ...zahmet etmeyin. harika bir değerlendirme, bilgilendiren bir değerlendirme... Çok teşekkür ederim”
-Estağfurullah Metin Bey, asıl ben teşekkür ederim.
Şiirinizi paylaşmanız benim için ayrıca kıymetliydi. Çünkü bazı metinler yalnızca okunmaz, dinlenir; sizin şiiriniz de biraz öyle. İçinde öfke var, mizah var, gurur var, kırgınlık var ama hepsinin altında inatçı bir sevgi duruyor.
Hele şu dize bence şiirin anahtarı:
“seviyorum dedim ya inadım / geri dönemem, ben sözümün eriyim”
Şiirin bütün ruhu orada.
Hiç değiştirmeden de kalsın. Bazen bir şiirin küçük pürüzleri, onun sahibinin sesidir. 😊
Gece gece böyle güzel bir şiir okumama vesile olduğunuz için ben teşekkür ederim efendim.
Gönlünüzden şiir, kaleminizden güzel söz eksik olmasın.
Yorum Yapın