Ey Rizespor’un canını yakanlar !...


 


Haftalardır ligin dibine demir atan Çaykur Rizespor, Demir Grup Sivasspor maçından alacağı üç puan ile demiri yerinden kaldırmak istedi ama maç sonu aldığı bir puanla “buna da şükür” dedi!..

Öncelikle şunu net bir şekilde bir kez daha yazayım..

Bu takımın transferlerini kim ne şekilde “yuvarlamışsa” o “çığın” altına kalsın..

Süper lige bir yıl aradan sonra ders alarak çıkan ve ilk kez taraftarı ile bütünleşen ve büyük hayaller kurduran yönetim, sezon başında yaptığı 14 yerli ve yabancı oyuncu transferinden 10 tanesini yedek kulübesi veya tribüne oturuyorsa bu işte bir bit yeniği vardır. Bu iş kamera şakası değil, burada klipte çekmiyoruz. Sahada olan yeni transferler Brabec, Ali Çamdalı, Boldrin ve Umar. Peki diğer yeni transferler nerede? Buna birde Musa Çağıran’ı ekle ama onu da eski takımı Osmanlıspor’dan tonla para ödeyerek aldın ve o takımdan sakat olarak transfer ettin. Sahada yer alan yenilerden devam edeyim. Çek stoper Brabec ilk 3 – 4 hafta yeni gelin gibi göze hoş geldi ama sonrası tam bir felaket. Sanki kadroyu aldı ve yattı. Her maçta fahiş hatalar yapıyor, ilk geldiği günden eser yok ve haftalardır dökülüyor. Okan hoca ne bekliyor? Kes arkadaş, birde idmanlarda izlediği ve beğendiğim Tunuslu Milli stoper Talbi’ye şans ver. Hem Brabec kiralık sezon sonu gidecek, diğer yandan Tunuslu genç oyuncu ile 3 yıllık sözleşmen var ve senin oyuncun!...

Kaptan Ali Çamdalı ya lafım yok, sahada bir abi olması gerekiyor o da yaşı itibariyle o boşluğu dolduruyor. Çünkü daha iyisini zamanında almadın! Gelelim 10 numara Boldrin’e. Kayseri takımı aptal mı? Elinde ki iyi oyuncuyu sana verecek. Bu adam ilk gün yazdım Kayserispor’da bu sezon 4’üncü 10 numara pozisyonuna düştü. Olaya şöyle bakalım, sende Gürcü Nika var ve sen bunu biran önce elden çıkarmak istiyorsun. Kayseri takımı senden bu oyuncuyu istedi, vermezmisin?...

Birde Umar var. Musa gibi o da kiralık. Peşine koşturdun ve ikisi için 20 milyon TL para ödedin. Paraya bak, paraya. Küme düşmüş bir takımdan biri sakat iki oyuncuya "kiralık" olarak 20 milyon keş para…O parayla Barca veya Real’da üç tane “vip” oyuncu alırsın. Ama bizimkiler bin bir zahmet ve minnetle aylardır başkent kapısına yatarak bu transferleri bitirdi. Sanki Belediye takımının bu paraya ihtiyacı vardı. Zaten çeyrek asırdır Ankara’nın “kupon” arazileri kimlere peşkeş çekilmiş, imarlar açılmış bu millet bilmiyor!...

Yukarda yazdığım liste bu sezon Rizespor’un transfer özetidir…

Onun için hadi ben kendimi geçtim. Sabaha kadar Rizespor’dan yatan, uyuyamayan üç oğlumu da geçtim, ilerde doğacak torunlarımın da hakkını yediler. Kim yedi? Bu transfere A dan Z’ye kim imza atmışsa. Kim beğenmiş, kim onaylamışsa.. Tüm Rizelilerin bu isimlere bedduası var bilesiniz… Bu takım bu oyuncu topluluğu altında ve bu borçla hızla her sezon bir aşağı lige düşer. Çünkü yıllardır kirli düzen altında üç beş kişi malı götürdü, birisi de demedi, bu takıma bir kalıcı gelir bırakalım, her sezon siyasete “gebe” kalmayalım.

Aslında eski Başkan Hasan Kemal Yardımcı çok büyük bir fırsat tepti. Malum küme düşme olayından sonra şehir onunla birlikte tam bir kenetlenme yaşamıştı. Bu şehirde artık 7’den 70’e herkes Rizespor konuşuyor, kalpler yeşil – mavi atmaya başlamıştı. Yıllar sonra ilk kez çok sağlam bir kuşak yakalamıştı ama maalesef bu hayal kırıklığı altında Rizesporlu taraftarların bir kez daha hayalleri söndü. Çünkü mevcut yönetim ders almadı, daha doğrusu sosyal medyada hava atmaktan dolayı dersine çalışma fırsatı bulmadı, günü kurtardılar, Rizespor’u gece gündüz takip eden yılardan beri başlarında 24 saat paslı Rizespor çivisi ile yaşayan 2 -3 değerli kalemin uyarı niteliğinde yazdıklarına ( Alihan, Muhittin ve ben ) kulak tıkadılar…

Sivas maçına gelecek olursam, bir kez daha Rizespor takımı pısırık oyunun kitabini yazdı 4 Eylül stadının çimleri üzerine..

Üç pas yapamayan, organize bir atak geliştiremeyen, kanatları tıkınmış, savunma bloğu hata yapmaya elverişli mayın tarlası olmuş bir takım. Tabi direnenler de vardı. Başta kaleci Gökhan, stoper Koray ve ileride Vedat..

Ev sahibi yiğidolar neredeyse ilk devre tek kale top oynadılar, bizim takım korner manyağı oldu. Bu devre bizim adımıza Saadane’ye yapılan “bel salması” net faul ve penaltı olması gerek ama maçın hakemi bakmaya bile gerek duymadı. İkinci devre Vedat ile 61’de öne geçtik, golden sonra Okan hoca bence risk aldı ve Umar’ı çıkartarak Robin’i oyuna sürdü. 1 – 0 ‘ı korurum dedi ama Okan hoca bilmiyor ki bu takım son 34 süper lig deplasman maçında kalesini gole kapatamayarak bir rekor kırmış! Sivas takımı yüklendi, bizim takım direndi derken, ev sahibi takım bu maçta en fazla yaptığı işle yani korner atışından faul ve el kokan pozisyondan golü bularak maçın da skorunu kardeş payı olarak ilan etti.

Sivas takımın attığı gol sonrası maçın hakemi göz boyamak için Riva çiftliğine oturan ve maç başı 4. 400 tl alan VAR hakemi ile kontak kurdu ama nafile. Bir düdük ve dört çift gözün yetmediği maçta teknoloji devreye girse ne olur, girmese ne olur? Zaten Yardımcı bırakıp, Kartal göreve geldiği günden beri “VAR” Rizespor’un canına okudu. Geçen hafta Başakşehir maçında bakılmadı bile Vedat’ın pozisyonuna, bu hafta bariz faul var el var baksan ne olur? Kalemin kırılmış, kim tarafından? İki Rizeli tarafından, sahip çıkan yok, Kemal abi yok, Bakan Bak, ayağını kaydırmış, bunun bir ceremesi elbette olacak, bu düzen böyle çünkü… Bu filmi biz Metin Kalkavan döneminde de yaşadık, gördük, bu hakemler nasıl ilme ilme doğradı bizi. Geçen sezonu da gördük, aynı hakemler nasıl şirinlik yaptılar, arkadan iteklediler!..

Bu videoların görüntüleri yıllardır Rizespor taraftarları tarafından gönlünde çekiliyor, bilesiniz…

Bu Rize boşuna kabadayı cenneti olmadı, bunu da bilesiniz. Ey Rizespor’un canını yakanlar. Bunun hesabı bir gün sorulur. Bu işler birilerine tetikçilik yaparak Rizespor’un canını her seferinde yakmakla olmuyor. Ha…. Son olarak taraftarın vicdanlarında çekilen video görüntülerinde bu takımı kuran kişilerin görüntüleri de var, başrol oyuncuları da onlarda hesap verecek…!


Önceki Haber 
Sonraki Haber

Yorum Yapın

Yorumlar

  1. 0 0
    {usertitle}

    misafir

     5 Aralık 2018 17:47
         

    bu kadar değerli bir yazının altında hiç youm olmaması ilginç değil mi