Bu maç ölçü değil, ama!...


Süper ligde son iki sezon sancı çekerek tamamlayan Ç.Rizespor, bu sezon yaptığı transferlerle sezon sonu kendine yakışan bir noktada ligi tamamlamak istiyor.

Yönetimin ve teknik kadronun kendilerine ligde hedef koyması güzel bir düşünce. Bu doğrultuda yapılan veya yapılamayan transferler var.

Ç.Rizespor camiası ve ben bu sezon ilk kez açık kanaldan yeşil-mavili takımı izleme imkânı bulduk.

Samsunspor maçı elbette ölçü değildir ama… Türkçe ’de güzel bir atasözü vardır; Görünen köy kılavuz istemez…

Hikmet hocanın vücut dili bana kalırsa her şeyi anlatıyor..

Siz bakmayın yerel basına yüklenmesine..

Bu iş;” O kızım sana diyorum, o gelinim sen işit”..

Deneyimli teknik adam mevcut kadroyu geldiği günden beri çok iyi işledi ve çok büyük zorluklar altında kıl payı, ligde bıraktı.. Bu elbette büyük başarıdır. Gelmeden önce yazmıştım. Bu takımı anca Hikmet hoca ligde tutar diye, nitekim öylede oldu..

Her hocanın transfer politikasında listesinde yer alan bir numarayı kadrosunda görme isteği , bunun yanında yönetimin “ayak, yorgan” hesabı altında daha düşük bütçelerle başka isimlere yönelme teşebbüssü..

Anlaşılan o ki bu sezonda bu iş böyle oldu..

Hoca mevkisine göre listesinde yer alan bir numara veya iki numaralı oyuncuyu kadrosunda görmek istedi.

Benim izlediği 8 yeni transferler içinde bir iki isim dışında hocanın istekleri yerine getirilmedi..

20 Günlük Avusturya kampında transfer komitesinin bir numarası Koray Deniz, Avrupa turuna çıkıyor. Polonya, Belçika sınır sınır dolaşıyor ve transferleri yapıyor. Aynı isim bir kez olsun takımının yanına veya bir başka deyişle teknik direktörünün yanına uğramadan hal hatır moral, motivasyon sormadan tekrar geri dönüyor.

Oysaki Koray Bey geçen sezon aynı tarihlerde Mehmet Özdilek’in Avusturya kampında yan yana poz verdiğini defalarca görmüş, şahit olmuştuk. Burada bir kopukluk var, hayra alamet değil… Hikmet hoca kurt hoca.. Sıkıntıları var.. Yukardan torpilli isimlerin Rize’ye gönderilmesi gibi. Hatır, gönül ilişkileri ile topa vurmasını bilmeyen oyuncular az kalsın profesyonel imza atacaktılar. Karaman hoca hangi biriyle uğraşacak.

İzlediğim Samsunspor maçına yani saha içine dönecek olursam geldiği ilk gün yazmıştım. Bu kalecinin en büyük zaafı yan top diye. Bunu ben söylemedim. Kendisi ile çalışan kaleci antrenörü bana söyledi. Haliyle dakika bir gol bir. İlk yan topta İtanje bekleneni yaptı .. Rakip Samsun.. Süper lig temsilcisi değil, zayıf bir takım. Bunun birde lig maçları var, gerisini siz düşünün. Kaldı ki lig uzun bir maraton iki kaleci ile asla olmaz. Allah korusun İtanje’nin ilk haftalarda sakatlanması, transfer sezonunun kapanması “ayıkla pirincin taşını” Kesinlikle bir kaleci daha alınmalı. Bu işin sakası olmaz.

Takımın genel oyun anlayışı sıkıntı veriyor. Rizespor bir türlü takım olma olgusunu yakalayamadı. Sizin anlayacağınız biz takım olmadık. Hikmet hoca nın çalışma disiplini, kondisyon, çabukluk, kuvvet eyvallah.. Hiç şüphem yok.. Ama takım olmak, apayrı bir şey. Biz bunu sağlayamadık.

Savunmada top çıkarmakta yine zorluk çekiyoruz. Bunu düşünün bir alt takımına karşı yapamadık. Süper ligde size top yüzü göstermezler. Atağa kalkarken yine el frenini indirmeyi unutan, çok ağır bir görüntü veriyoruz. Kanat organizasyonu hiç yok. Geçen sezon olduğu gibi rakip kaleye pozisyona girmek isterken adeta göbeğimiz çatlıyor.

Bu kadar transfer elbette uyum sorununu birlikte götürür. Klasik bir cümle bize zaman lazım..

Ama bana kalırsa bu iş futbolcuların kalibresi, yani performanslarıyla endeksli..

Bize baba topçu lazım. Çaplı oyuncu lazım. Eğer hedef koymuşsan bunları alacaksın. 10 Numaran “baba” olacak. Sen geçen sezon iç sahada en az yüzü gülen takımsın. İçerde maç kazanman senin 10 numarana bağlı. Dar alanda problem çözecek, kilit açacak, duran topları iyi değerlendirecek bir beyin yoksa yine sıkıntı çekersin. Gürcü oyuncu Polonya ligi sıradan takımlarında bir iki maç kendini gösterebilir, ama burası Süper lig, adamı yerler… Netice’de sen eğer bu takımın lideri olarak Gürcü Nika’yı transfer etmişsen, gerisini siz düşün derim.. Kötü bir seçim.. !

Bir diğer transfer Fransız oyuncu topu biliyor. Gurbetçi Robin ise maalesef Hemşinli bir fırıncının yanına gitmesi gerekiyor. Bu genç 40 fırın ekmek yerse bu işi anca öğrenir.

Ligin başlamasına bir hafta kaldı. Ben buradan felaket tellallığı yapmak istemezdim, ama…

İki iyi kamp dönemi sonrası bize sunulan malzeme bu..

Sıkıntı yaşamak istemiyorsak bu takıma sizinle çalışan menajerlerin ön gördüğü isimleri değil, hoca’nın listesinde yer alan ve kendisinin de izleyip, beğendiği oyuncuları alın, eğer kalmışsa tabi! Aksi takdirde bu takım ne öldürür, ne güldürür.. Bu kirli ligde yine mehteran takımı gibi bir ileri, iki geri aynı yerlerde sayar dururuz..


Önceki Haber 
Sonraki Haber

Yorumlar

Yorum Yapın