HER SEZON BÖYLE!..


 


HER SEZON BÖYLE!..

Ligin ikinci devresinde yeni hocası Sumudica ile yol almaya başlayan Çaykur Rizespor’da işler iyi gitmiyor.

Geçen hafta evinde son derece berbat futbol ötesi Erzurumspor’a karşı kaybeden Sumudica dün akşam da lig sonuncusu MKE Ankaragücü karşısında kadroda üst düzey revizyon yaparak maça başladı.

3’lü savunma 5’li orta saha çift forvet derken bana göre iki kanat bek İsmail ve Onur’un ilk 11’de başlaması yeşil – mavili takımın oyun anlayışında pozitif bir artı katmadı. Maça neredeyse soyunma odasında Donsah’ın kafa ile attığı gol ile 1 – 0 önde başlayan temsilcimiz, erken golden sonra şahlanacağına tam tersi kendi kabuğuna çekilerek ev sahibi sarı –lacivertli takıma davetiye üzerine davetiye göndererek “ gel bana gol at” dedi.

Sumudica önderliğinde Rizespor futbol takımı dün akşam özellikle maçın ilk yarısında ortaya koyduğu pısırık futbolla “korkaklığın” kitabını yazdı. Tamam anlarım şampiyonluk mücadelesi veren kaliteli bir takıma karşı erken bulduğun bir gol sonrası kendi kabuğuna çekilirsin ani kontra toplarla rakip kaleye inersin ama dün lig sonuncusu konumunda yer alan MKE Ankaragücü takımına karşı bu kadar ürkek bir futbol, sezon başında kurulun bu kadar pahalı bir takıma yakışıyor mu? ..

Rizespor’un bu kadrosunu kuranlar bu kadar tatsız, keyifsiz, kalitesiz, yetenek fukarası isimleri bir araya toplarken acaba kafalarından ne geçiriyordular? İnanın benim gibi milyonlarca Rizeli memleketinin takımının maçını izlerken ıstırap çekiyorlar ve en önemlisi ders aldık diyerek başlanılan sezonlar sonrası gelinen noktada “her sezon böyle” çile üzerine çile çekiliyor. Bu takım sezon başından beri bas bas bağırıyor. Devre arası transferinde sana ihtiyaç olan mevkiler belli. İyi bir 8, Boldrin’in yükünü hafifletecek ekstra bir oyuncu daha ve birde kanat forvet al, bak keyfine.. Bizimkiler ne yaptı… Orta sahada aynı tip oyuncuların varken gitti ne oynadığı belli olmayan bonservisi ile üst düzey maliyet taşıyan, sahada etliye sütlüye karışmayan çıt kırıldım tarzında Dokovic’i aldı. Bu oyuncuyu Sumudica, sezon başında Antep’e çağırdı, yedirdi, içirdi ama Antep takımı bonservisi elinde olmasına rağmen ve sudan ucuza maliyeti olmasına rağmen yeterli göremeyerek hocasının ısrarını “yeterli” görmeyerek geri çevirmişti. Aynı oyuncuyu bu kez devre arası yeni takımına üst düzey ödeme altında aldıran Sumudica sizce yeni takımı Rizespor’a nasıl bir fayda vermek istemiştir? Bunu da zaman gösterecek diyeyim ama benim fikrim değişmez.. Yazık gerçekten çok yazık. Bir diğer Norveçli santrafor yine aynı şekilde kadronda yer alan Skoda’nın kopyası sayılabilecek tarzda bir oyuncu. Bu transferde gereksiz ve en tehlikelisi sen elinde ki Skoda’yı kaybetmek üzeresin. Bu Norveçli ye yapılan ödeme zaten başlı başına “takla” kokuyor!..

Rizespor’da taklalar bitmez. Biri gelir biri gider. Asıl bu taklaları o kişilere attıranlarda kabahat var. Çaykur Rizespor kulübünün alın yazısı “kömür karası” ile yazılmış. Taraftar gülmeyi unuttu, her sezon acı çekmek kaderi oldu. Bu ligin en yüksek kadro değeri altında ilk 6 içinde olacaksın ama gelinen noktada sondan 6’ıncı olmak için kısaca kümede kalmak için yarış vereceksin. Yazıktır, günahtır.. Dün akşam Ankara’da maçın ilk yarısını izleyen bir futbol sever ortaya konulan ve üç pası bir arada yapamayan Rizespor için ne der? ..

İlk yarının uzatma dakikaları içinde Rizespor’un geleneksel gol yeme vakti geldiğinde ucuz bir duran top sonrası kalabalık savunmamızın hata yapma saniyesi içinde ev sahibi takımın Norveçli gol kralı Borven topu ağlarımıza bırakarak soyunma odasına 1 – 1 lik beraberlikte gittik. İkinci devre bu maç öncesi kadrosunda üst düzey eksikleri olan ev sahibi takım bu kez topu bize bıraktı ve kontra toplarla hızlı oyuncuları ile kalemize indi. Özellikle duran toplarda Endri Çekiçi ile tehlikeli oldular ama bizim adımıza eski takımına karşı kaleci Gökhan bu kez hata yapmayarak kalede güven verdi diyebilirim. Tabi bu devre daha derli toplu, sakin, ayağa pas yapan bir takım görüntüsü içinde olsak ta maalesef kalite eksikliği ve oyuna alınan Sabo, Mihalak ve Yasin’in çok geç sahaya sürülmesi bence hata idi. Maçın son bölümü içinde kazanılan frikik ise İsmail Köybaşı’nın sol ayağı eski gücünde olmadığından heba oldu ve karşılaşmada 1 – 1 sonuçlanarak bitti.

Sumudica hoca zeki bir insan aynı zamanda agresif bir teknik adam. Rumen hocayı sayın Bakan Bak, bu takımı ayağa kaldırması için getirdi. Gelinen noktada ilk 5 hafta içinde sadece 2 puan aldık. Rizespor’un kadrosunu oluşturan oyuncuların birçoğu çok duygusal topçular. Kısaca sahada çok centilmenler. Türk futbolu bunu kaldırmaz. Bizim ligin hakemleri topun peşinden koşmamak için en ufak temasta, yere yatanda, bağırana faul çalıyor, dolayısıyla hakemler kendilerini dinlendirmiş oluyorlar. Ülkemizde futbol bu. Sende buna ayak uyduracaksın. Sumudica hoca bu takımı kendi kalıbına biran önce uydurmalı. Daha çok saha içinde agresif olmalarını istemeli. Bu kadar rakibe ucuz faul vermemeliler. Kendilerine yapılan temasta aynı rakipleri gibi kolay faul almalılar ve özellikle duran toplarda savunma duvarını yeniden inşa etmeli. Bu takım bir şekil gol atar ama önemli olan her maçta savunmada yapılan hatalar ve yenilen basit goller. Bunu yapmadıktan sonra kalan haftalarda Rizespor’un işi zor.

Son söz ligde oynayacağımız iki maç üzerine. Bu hafta içeride Sivasspor ve hafta içi deplasmanda Kayserispor maçları var. Zaten bir sonraki haftada “BAY” geçeceğiz. Ondan sonrası saymıyorum bile. Hatayspor ve G.Saray maçları.. Bu iki hafta Sumudica fişi çekebilir. Olası 6 puan takımı ve kendisini çok rahatlatır. Tam tersi Sivas ve Kayseri mağlubiyetleri sonrası şehrin bir numaralı markasına yön veren sayın Bakan Osman Aşkın Bak bir kez daha ajandasına göz atmak zorunda kalır ve bu kez iş iş den geçmiş olur!..


Önceki Haber 

Yorumlar

Yorum Yapın