Çay ve ÇAY-KUR (2)

Çay ve ÇAY-KUR (2)



Basit şahsi hesaplara kurban edilmeyecek çok büyük bir değer Çay ve ÇAY-KUR!
Fazla derinliğine analiz ederek Çay ve ÇAY-KUR konusunda yazmadım yazın hayatım boyunca. Sebebi, bir bölgenin, vilayetin kaderini tayin eden bir mahsul olması hasebiyle vicdani sorumluluğun yanında “kaybettirim” korkusudur. 200 binden fazla üreticinin bir zamanlar vazgeçilmesi imkânsız olan bir üründen bahsediyoruz. Domates, patlıcan, biber, buğday, şeker pancarı, tütün değil ki; ektin mi beş sene bekleyecek, sonrasında belki 50-60 hatta 100 sene değiştiremeyeceğin bir mahsulden söz ediyoruz.
Saadete gelelim ve mevzuya girelim. Yoksa bu köşe yazısı meramını anlatmadan biter. Nihayetinde 300, 350 sözcük kadar bir hakkın var!
Çayda Kalite Tarladan Başlar
Üretici, verilen fiyata bakarak politikasını belirler ve bütün argümanları kullanarak daha kolay yoldan, daha çok gelir elde etmeye odaklanır. Başka çaresi yoktur!
Bir gerçeği bilmeden, irticalen dekara verimi nasıl artıracağının yolunu bulur. İşçilikten kurtulmak için tahta orak, makas ve şimdide çay toplama makineleri ile hasada devam ediyor.
Bu ekipmanların devreye alındığı oranda kaliteden uzaklaştığını fark etmeyen üretici tanımıyorum. Elle sadece taze bölümlerini kesebildiğin çay filizleri diğer enstrümanların devreye girmesi sonucu kalite yer ile yeksan oldu.
ÇAY-KUR’un 1/5 budama teşviki kaliteyi geri getirmedi. 1/10 her sene çayın budanması da o manada bir şeye yaramadı! Devletin vatandaşına katkısı diyelim ve geçelim.
Üreticilerimiz biliyor, fakat ilmi gerçeğin tam farkında değil. Bugün ötede beride laf salatası yapanlara “2.5 yaprağa bir yaprak ilave, yani 3,5 yaprak toplamak dekarda verime ne kadar bir artışa sebep olur” dersen, alık alık yüzünüze bakarlar. Biz altın terazisinde yüzlerce kez denemesini yaptık ve 2,5 yaprağa bir yaprak ilave edildiğinde dekarda verimin %yüz arttığını tespit ettik. Diğer toplama şekillerini varın siz hesap edin!
Hammadde olarak çayımızın 2,5 yapraktan 3.5, 4,5 yaprak ve üzerine
Dala budağa evilmesinde tek suçlu siyasettir. Hiç anlamam, siyasettir.
Yaş çayda kalitenin yok olması, beraberinde üretim proseslerinde dünyada olmayan örneklerin girmesi kuru çayda kalitenin yok olmasına sebep oldu. O kadar ki çay borsalarında “ot” diyerek tahlil bile edilmeyen bir duruma geldik.
Dünya pazarlarında Çin: Yaklaşık 3.3 - 3.4 milyon ton (küresel üretimin yaklaşık yarısı). Hindistan: Yaklaşık 1.3 - 1.4 milyon ton. Kenya: Yaklaşık 500 - 550 bin ton. Sri Lanka: Yaklaşık 280 - 300 bin ton. Türkiye: Yılda yaklaşık 1.3 - 1.4 milyon ton yaş çay rekoltesinden ortalama 250 bin - 290 bin ton kuru çay elde edilmekte olup Türkiye dünyada kuru çay üretiminde 5. Sırada. Dünyada bir üründe 5. olmayı sağlayan Rize’nin payı yüzde 65’dir. Diğer iller (Trabzon, Artvin, Giresun) yüzde 35’tir.
İhracatımız sadece 6 bin ton.
Düşünün bir üründen 250-290 bin ton üretiyorsun, ancak ve ancak 6 bin ton ihraç edebiliyorsun. Devede kulak!
Bu yazı dizisine devam edeceğim.
Baki selam ve dua ile…
24.10.2026


Önceki Haber 

Yorumlar

Yorum Yapın