ÇEREZ PARASI!...


ÇEREZ PARASI!...



Türkiye’de birçok kulüp hızlı bir şekilde amatöre doğru gidiyor. Bunu geçtiğimiz aylarda yazmış ve uyarmıştım. Örnek olarak da Manisaspor, K. Erciyes, Gaziantepspor, Mersin ve son olarak bizi yani Çaykur Rizespor’u göstermiştim. Bu takımları hangi teknik adamların çalıştırdığını ve sonraki süreçte yaşanan başta uzun vadeli içi gitmiş oyuncularla sözleşme uzatma ve haciz konularını bir bir ele almıştım. Aslını ararsanız bizim de sonumuz aynı olacaktı ancak duruma Ankara el koydu...!

Bazı teknik adamlar için bazı takımlar çiftliktir... Hele ki bu takımın siyasi gücü yüksek, sponsorları fazla olması çiftlikte tek söz sahibi olan tosunların iştahını maksimum yapar.

Çaykur Rizespor çiftliğinin başında “Hiko” vardı. Hiko müthiş zeki, bir o kadar kendini geliştiren, oynama ve konuşma kabiliyeti çok yüksek, kanatlarında yer alan birçok farklı renkli kişiliğe sahip akıllı bir papağandı. Çiftliğin asıl sahibi işlerinin yoğunluğu nedeniyle çiftliği Hiko’ya teslim etti. Malum daha önce teslim ettiği ve transferde yetki verdiği diğer isim bazı çiftlik alışverişlerinde ismi suiistimale varan olaylar içinde olduğu iddia edildiği için böyle bir karar almıştı. Aslında çiftlik sahibi o dönemlerde iyi niyetli bir insandı. Tek düşüncesi Hiko'nun çiftliğine alacağı inek, keçi, koyun ve tavuk gibi hayvanlardan gelecek olan yumurta, peynir, süt, yağ ve sucuk gibi ürünleri satarak çiftliği daha da büyütmesi. Tabi, bunun yanında altyapı tarlasından yeni yeni ürünler çıkartıp diğer büyükbaş hayvan çiftliklerine bu ürünleri pazarlamak kendileri açısından çok önemli bir projeydi.

Aslından çok önemli bir projeydi. Çiftliği kuran Hiko, geçen sezon içinde aldığı ürünlerden bir türlü kar edemedi. Nasıl etsin ki? İsrail’den bir tavuk alındı, tek bir yumurta yapmadı, diğer yandan Avusturya’dan gelen keçi inat mı inat çıktı. Tamam bu keçi müthiş sürati ile çok iyi süt veriyordu ama süt sağım işleminden sonra sol arka ayağı ile o süt kazanını her seferinde yere döküyordu. İsviçre Alplerinden son gün çiftliğe gelen inek geçen aylarda çiftliğin kapısını açık gördü ve bırakıp gitti. Giderken de çiftliği birbirine kattı. Neymiş efendim; benim gerçek sahibime değil, çakma sahibime bonservis bedeli ödeme yaptınız!.

Çiftlik sahibine inanan birçok vatandaş, paralarını Çiftlikbank’a yatırarak kombinelerini aldılar. Rizeli merak içinde, acaba çiftlikte yer alan birçok yeni hayvan sezon boyunca nasıl ürün verecek diye! Haftalar bir bir ilerledi, çiftliği beklesin diye alınan Senegalli kapı bekçisi “dingo” her hafta jeneriklik goller yiyerek, kapıyı tutamadı. Diğer yandan çiftliğin en eski müdavimi yaş ve sakatlık nedeniyle tam sütten kesilmesi döneminde kendisine beş yıllık yeni mukavele teklifi yapıldı ve önüne bu kez geçmiş dönemden kat kat fazlası taze saman koyuldu. Tabi bu oyuncunun sahibine de beş yıllık samanın yüzdeliği hemen peşin ödendi!

Çiftliğin kapalı kapıları ardında çok şeyler yaşandı, durdu ve en sonunda çiftlik geçen sene mübarek ramazan ayı başında iftar saatine 15 dakika kala battı. Taraftar zaten sezon içinde umudunu kesmişti, çiftlikte yaşanan bu gelişmelere ve Rizeli vatandaşların serzenişine kulak veren Ankara ani bir Rize ziyareti içinde çiftliğe el koyarak işin başına bu işten çok iyi anlayan kayyum heyetini atadı. Buraya kadar yazdıklarım Hiko adlı papağanın hayal ürünü serüvenleridir! Hiko'yu merak edenler, korkmayın, Uruguay’a filan kaçmadı.

Şimdi gelelim asıl mevzuya...

Bir kere Sayın Hikmet Karaman başta Rizelilere olmak üzere Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ayıp etti. Son üç sezonda 3,5 milyon “helal” para kazanmışsın, 200 bin dolar için Cumhurbaşkanı'nın memleketi olan Rizespor’un çekine haciz koydurtmak ayıp. Adamlar sana aylar önce mektup yazmış, iyi niyetlerini sunmuşlar. Ötele demişler, çıkalım ödeyelim demişler. Sen cevap verme gereği bile duymamışsın. Rizespor’da bundan önce kimsenin parası kalmamış, bundan sonra da kalmaz hocam. Bence hiç gereği yokken bu resmi işlemi başlattın. Neyse olan olmuş ve Sayın Başkan Yardımcı, borcumuz borç demiş ve "Hakkıdır, helal olsun, borcumuzun kölesiyiz, ilk fırsatta ödeme yapacağız" açıklamasında bulunmuş. Beni ilgilendiren kısım, Rizespor kulübünün gelecek sezon dış dünyadan yapacağı yabancı oyuncu transferleri. Adamlar, "Daha 200 bin doları ödeyemiyorsunuz, bu paraları nasıl ödersiniz" derse bizim ne deme hakkımız olacak? Yani bu olay Rizespor’un bundan sonra izleyeceği transfer politikasını alt üst etti ve bu kulübe olan güven ortadan kayıp oldu. Güven derken bana göre en büyük güven kaybı her fırsatta Sayın Cumhurbaşkanımızı yere göğe sığdıramadığınız güvenden de bahsetmem gerek hocam. Sayın Erdoğan, bundan sonra size hangi gözle bakacak? Memleketinin takımına tesislerde beslediğiniz “Hiko” adlı papağanın çerez parası sayılabilecek bir miktardan dolayı hacze gitmesi bana gelen bilgilere göre Sayın Cumhurbaşkanını çok derinden üzmüş.


Önceki Haber 
Sonraki Haber

Benzer Haberler

Yorum Yapın

Yorumlar

  1. 1 0
    {usertitle}

    Mustafa boştan

     22 Nisan 2018 08:05
         

    Biz huko denen papağanı ahıra bağladıkları günden beri hep söyledik sosyal medyada feryat ettik hatta çok sinirlenip hakaret ettik oma ozamanki başkanımız sayın kalkavan düşersek dünyanın sonunu dedi bana kendisi için olmayabilir ama benim ve benim gibi gerçek rize sporlular için dünyanın sonu.

    Bir eksiğimiz daha var oda bu delillere olmaz nokta

    Bu konulara değindiğin içinde size teşekkür ediyorum

    Selim bey

  2. 0 0
    {usertitle}

    erkan baş

     22 Nisan 2018 10:41
         

    Böyle bir yazıyı anca siz yazardınız selim bey... Rizeliler tarafından açık ara neden bu kadar sevilip, sayıldığınızı şimdi çok daha iyi anlıyorum. Yazdığınız her kelime beni benden aldı ve bir kez daha Rizesporlu olmaktan gurur duydum. Çünkü gerçekleri bizi yormadan iğneli bir şekilde kaleme almışsınız. Tebrik ediyorum, kaleminize ve yüreğinize sağlık..

  3. 0 0
    {usertitle}

    Oğuz

     15 Ocak 2019 19:31
         

    Yerinde bir tesbit. Cesur bir yazı.