KAYIKÇI KAVGASI!..


KAYIKÇI KAVGASI!..

 

 

Eskiden İstanbul’da Eminönü - Karaköy arasında yolcu taşıyan kayıkçılar, müşteri beklerken kendi aralarında kavgaya tutuşurmuş. Durup dururken çıkan kavgada sesler yükselir, kürekler havaya kalkar, sağa sola savrulurmuş. Kavga çıkınca etraflarında toplanan halktan bazılarının kafasına kürekler iner, ama kürekler ne hikmet ise kavga eden kürekçilerin hiçbirinin başına değmezmiş. Bu kavga daha sonra denizden karaya taşınmış ve yankesiciler, cami önünde kayıkçı kavgası benzeri düzmece kavgalar ile halkı çevrelerine toplayıp soymayı adet edinmişler.

Maç yazıma “Kayıkçı Kavgası” hikâyesi ile başladım. Sebebi ise malum sezon başı İsmail Kartal ile sportif direktör Yılmaz Bal arasında transferde yaşanan kavgalar ve Rizespor’a gelinen noktada verilen maddi ve manevi zararlar..

Kalite Sana Maç ve Para Kazandırır!

9 yıl sonra borç harç içinde süper lige geri dönen dün akşam ki rakibimiz Denizlispor başkanı transferde tek yetkili olarak eski oyuncusu Burak Özsaraç’ı Sportif direktörlük görevine getirdi. Borçtan korkmadı yapması gerekeni yaptı ve transferde “KALİTE ” ye sarıldı. Trabzonspor’dan ayrılan bonservisi elinde olan bir Rodallega ismi bile seni ligde tutmaya sana maç kazandırmaya yetecek bir isim, diğer kaliteli isimleri yazmama bile gerek yok sanırım!..

Ege temsilcisinde neredeyse her sezon kulübün kapısına haciz memurları gelir, borçlarından dolayı ama bir şekil alnının akı ile dosyalar kapanır ve yapması gerekeni yaparak kaliteli transferler yapar. Ya Çaykur Rizespor?

Rizelinin Gözünde Kahraman Olurdunuz!

Yaz transfer döneminde yaşanan kayıkçı kavgası bu takıma büyük zarar verdi. Burada İsmail hoca ne kadar hatalı ise sportif direktör Bal’da bir o kadar hatalı. Aynı şekilde susup basına karşı birkaç kelam etmeyen Rizesporlu yöneticilerde vebal içinde. Aylar önce yazmıştım, Rizeli bir yönetici kendini “delikanlı” ca feda etmeli çıkıp konuşmalı diye. Transferde yapılan yanlışları dile getirmeli belki o gün kendi adına kaybedecek ti ama yıllar boyu Rizelinin gözünde “adam” ilan edilecek ti. Sustular, konuşmadılar. Her şeyi Başkan Hasan Kartal’ın emir oğluna bıraktılar. Sevgili Rizespor yöneticileri, sizler bu şehirde yaşıyorsunuz yakınınızın cenazesine yine bizler saf tutacağız, dua edeceğiz, tabuta omuz atacağız, evladınızın düğününe yine bizler koşacağız, horan tepeceğiz. İskenderunlu kaleci antröneri bugün var yarın yok. Zaten ben bu filmi defalarca gördüm. Nerde Özgür Çek’i Kasımpaşa’ya Recep Niyaz’ı Denizlispor’a bedava gönderen eski sportif direktör Sinan efendi!. Nerede Metin Kalkavan döneminde transferde tek yetkili Hikmet Karaman ve ekibi!..

Ünal Karaman Devre Arası Transferlerini Üstü Kapalı Beğenmemişti!

Yaz transfer döneminde tek kelime ile çuvalladık ve  devre arasında bu kez Yılmaz Bal’ın eli İsmail Kartal’a karşı güçlendi. Başkan Kartal, transferde imza yetkisini Yılmaz Bal’a verdi ve yapılan transferlere bir bakıyoruz ki nerdeyse hepsi çöp! Zaten Ünal Karaman’da defalarca söyledi, devre arası transferinde diğer takımların güçlendiğini ama Rizespor’un doğru hamleler yapmadığını..

Geçen sezon devre arasında Okan Buruk’un ekibinde yer alan Tomas’ın yaptığı transferlere bakın bir de bu sezon Bal’ın yaptığı transferlere bakın. Hadi bunu da geçelim sevgili Rizesporlular. Pandemi sonrası ligin bitimine 6 hafta var elinde Oğulcan Çağlayan gibi bir oyuncuyu küstürüp bu takımından gitmesine nasıl izin verirsiniz?

Oğulcan Faturası Yılmaz Bal’ın !..

Bu vebaldir, bu haktır. Son düzlükte zaten Amınu Umar sezonu kapatmış o mevkide üst düzey oyuncu sıkıntın var senin elin deki Milli oyuncunu G.Saray’a bedava gitmesin diye sözleşmesini uzatma kararı alıyorsun. Aklın neredeydi, sormazlarmı adama? Başkan Kartal bir hafta evvel sezon sonu gidebilir diyor, sen sportif direktör olarak konuya, sözleşmeye ne kadar hakim olduğunu yeni mi öğrendin ki opsiyon aklına geldi ve uzatma kararı aldın. Bu işi devre arası yapacaksın. Topçunun aklını karıştırmadan. Şimdi ne oldu? Oğulcan Çağlayan hepsini geçtim dün Denizlispor maçında oyuna girer galibiyet golünü atar veya asist yapardı. Rizespor sezon sonu 2 puan ile küme düşerse Sen Yılmaz Bal ne yapacaksın? Böyle bir oyuncu bu kadar yoklukta kayıp edilir mi? Bu olay  her hangi bir kulüpte olsun derhal o işin sorumlusu Başkan’a ve yönetime hesap verir.  O Yönetimde gerekeni yapardı. Başkan Kartal ve yönetim belli ki sportif  direktör den bir hesap istemedi ama bilinsin ki Milyonlarca Rizeli taraftarın vicdanında bu olayın en büyük faturası Bal’a kesildi!..

Maça dönecek olursan kritik bir maç ilk yarı bizim adımıza kötü bir senaryo. Basit yan toplardan her zaman ki gibi iki şok gol kalemize gördük. Daha sonra toparlandık ve Moroziuk’un çıkmadan bir dakika evvel güzel asistle 10 numara golcü vuruşu yapan Milan soyunma odasına ayakta kalarak gitmemize neden oldu.

İkinci devre Özellikle sağ kanattan Orhan’ın bindirmeleri ve güzel ortaları birçok pozisyonun son vuruş kalite eksikliğinden kaynaklanan ve rakibin savunmasında Mustafa Yumlu’nun yüzde 100 konsantre altında yaptığı hamlelerle golleri bulamadık ama Boldirn’in ayağından bu kez şans golü ile 2 – 2’yi yakaladık. Maçın son çeyreğinde müthiş bir baskı kurduk diyebilirim, sağdan soldan, ortadan derken kalite eksikliğinin yanında baba ocağında bizi kıyma makinesine sokan hakem Cüneyt Çakır’ın eyyam düdükleri maalesef çok istenilen 3 puanı getirmedi.

Ligin boyu kısaldı. Son beş hafta. Bu hafta Konya, gelecek hafta Kayseri. Ondan sonra zaten hafta içi hafta sonu maç oynanacak. Burada her oyuncunun tırnağına ihtiyacımız varken, bu kritik haftalarda OĞULCAN ÇAĞLAYAN gibi sana mevcut kadro içinde maç kazandıracak bir oyuncuyu darıltıp, kaçırmak Rizespor tarihinde affedilecek bir durum değildir. Belki haklısın Oğulcan’dan 3 – 5 kuruş kazanırız diyorsun ama evde ki bulgurdan oldun. Bu takım sezon sonu küme düşerse işte o zaman sizde bavul toplayacaksınız ama olan Rzeliye olacak, tıpkı "kayıkçı kavgası" gibi, her seferinde "kürek" bizim yani Rizelinin başına inecek!..

 


Önceki Haber 
Sonraki Haber

Yorumlar

Yorum Yapın