Ego, Kariyer ve Rizespor !..


 


Ego, Kariyer ve Rizespor !..

Süper ligde yaptığı idmanları baştan sona yöneten kaç teknik adam var?

Ben 15 yıldan beri Rizespor idmanları takip eden bir gazeteci olarak Rizespor’da görmedim. Gördüğüm bazı isimler vardı ki, idman boyunca bir köşede telefon kulağında antrenmanları takip eden bir elinde telefon ağzında düdük ile uzaktan idmanları yöneten teknik adamlar vardı. Rizespor’un Hırvat genç teknik adamı Stjepan Tomas, takımı başına çıktığı idmanların hepsinde hangi çalışmayı yaptırdıysa hepsinin başında duruyor, oyuncusu kadar koşuyor, oyuncusu kadar efor sarf ediyor, oyuncusu kadar her antrenman sonunda yoruluyor. Tabi burada Tomas hocanın İtalyan, Sırp ve yerli yardımcı hocalarını da unutmayalım.  Onların da büyük emeği var. Dolayısıyla Rizespor futbol kulübüne parasının hakkını veren , her idmanda alın teri akıtan, maç analizlerini çok sağlam yapan teknik kadroyu tebrik edelim. Parayı alıp, Rizeliyi Cumhurbaşkanına şikâyet eden den tutun da, yine parasını kuruşuna kadar alıp, bu takıma hiçbir şey vermeyen, üstüne üstün bir de rakip maç analizleri toplantısına gireceğine, metresi ile hoş vakit geçiren hocaları da biliyoruz!

Tomas hoca 5 dil biliyor. Ülkemizde görev yapan yerli teknik adamaların bir çoğu bile 2 . dil bilmiyor. Kulüpte görev yapan tercümana söyleyeceksin o futbolcuya aktaracak, ondan aldığını sana aktaracak.. Tomas hocada böyle bir sıkıntı yok. Her futbolcu ile çok rahat bir şekilde konuşabiliyor, onların kalbine inebiliyor, yüreğine dokunabiliyor. Bu büyük bir avantaj.

Rizespor her hafta üzerine koyarak gidiyor. Üst üste alınan galibiyetler takıma hem moral hem de büyük özgüven sağladı. Dün oynanan Kayserispor maçı bizim adımıza ligde ilk kırılma maçı oldu. Alınacak olan bir mağlubiyet iyi giden havanın biran tam tersine dönmesine neden olurdu. Kayserispor takımı paraya kıymış. Özellikle Fernandes, Kanga, Lennon ve son aldıkları Romen gol kralı Alibec bu lige direk para için gelen oyuncular ve kaliteli isimler. Biz ise Remy’de parayı kıydık ama ona ayak uyduracak özellikle bir orta saha oyuncusu alamadık. Bu takımın orta sahasına dün izlediğimiz eski Beşiktaşlı Manuel Fernandes’i koy , yaslan arkaya bak keyfine, iç kahveni, çayını, nargileni..

Aslında bizde Kayserispor’dan gelen Boldrin bu işin ustası sayılır ama maalesef Boldrin’de topla birlikte bir “ego” var. Brezilyalıyı oyuncunun havası, Fransız yıldız oyuncu Remy’nin yıldızlarla dolu kariyeri arasında bir kuşak çatışması olduğu aşikar. Bakalım sonu nereye varacak. Bu iki isim şimdilik tabela iyi gittiği sürece baltaları gömdüler ama bu iş böyle gitmez. Başkan ve yönetim iki futbolcu arasını bulmalı. Nedir alıp veremedikleri, karşılıklı selam yok, biri gol atıyor diğeri sırtını dönüyor, diğeri dışarı çıkıyor, saha da kalan elini uzatmıyor. Bu görüntüler hoş değil.

Maça dönecek olursam konuk takım karşılaşmaya çok daha iyi başlayan ekip oldu. Özellikle Kanga ve Fernandes ile net pozisyonlar buldular ama kaleci Gökhan ve futbol şansı bizim yanımızdaydı. İlk yarı Remy en iyi bildiği işi yaptı ve meşin yuvarlağı filelerle kucaklaştırdı. Zaten hocası hafta içi demişti; Remy’ye topu atın gerisine karışmayın!..

Tomas hoca bu maçta hiçbir ofansif oyuncuyu yedek güç olarak sahaya sürmedi. Mihalak, Fernando, Tunay ve Skoda.. İlginç geldi bana ama oyuna girenler Onur, İsmail, Yasin ve Doğan daha çok defansif özellikleri ile takıma destek oldular derken, maçın son dakikası içinde Pedro Henrıque ‘nin ceza sahası içinde bizim takımı ipe dizerek çektiği gol şutuna ne diyeceğiz? Şayet o pozisyon ofsayt olmasa şimdi bu satırlardan Tomas hocanın oyuncu değişiklerini yerden yere vurup neden hücum oyuncularını kenarda unuttu, böyle değişiklik olur mu ? serzenişi altında kelimeler yazıyor olurduk. Kazanan takım her zaman haklıdır ama şu maçta ikiyi, üçü çok rahat bulup, rahatlayabilirdik. Özellikle Remy ve dışardan birçok şut deneyen Boldrin’in kaçırdıkları az kalsın pahalıya patlıyordu bize.  

Son üç hafta 9 puan son beş hafta ligde mağlubiyetimiz yok, son iki hafta kalemizi gole kapattık. Futbolda dün yok, BAY sonrası milli ara ve sonrası Hatay deplasman maçı içerde G.Saray ve dışarda bu sezon sağlam kadro kuran Karagümrük maçları. Asıl Çaykur Rizespor’un yol haritasını belirleyecek maçlar bunlar.  Yeşil – mavili takım bu virajı iyi dönerse devre arasına kadar depoyu fuller. Devre arasında kaliteli bir orta saha akaryakıtı ile sezon sonunu belki de ilk kez rahat bir şekilde sağlam bir yerde bitiririz ama bu ligde ve bu maç trafiği altında bu yorumu yapmanın da  çok erken olduğunu unutmamak gerek..


Önceki Haber 
Sonraki Haber

Yorumlar

  1. 0 0
    {usertitle}

    Mehmet Akkaya

     2 Kasım 2020 13:56
         

    Doğru tespitler selamlar 👏👏👏

  2. 0 0
    {usertitle}

    Hayrettin Akgümüş

     2 Kasım 2020 13:58
         

    Selim kardeşim s.a.

    Sizi takip ediyoruz. Rize'de Rizespor adına konuşacak herhalde birkaç kişiden birisiniz. Alihan Telatar ile birlikte. Ancak sizin olaylara bakış açınızı daha doğru bulduğumu söylemeliyim. 

    Ben de Kayserispor maçına kadar bir türlü ikna olamamıştım. Bu maçı baz alınabilir diye düşünmüştüm. Çünkü dediğiniz gibi Kayserispor çok ciddiye alınması gereken bir takım olmuş. Ancak belki Rizespor için erken denecek dönemde karşılaştılar. Yani oyuncularının adapte olması için biraz erkendi. 

    Bunu söylerken Rizesporun hakkını yememeliyiz. Hakikaten ilkyarının ortalarından itibaren rakibi kendi sahasına hapsetmemiz öyle kolay cesaret edilecek birşey değildi. Bunu yaptık. Ancak sonuca gidemedik çünkü yine dediğiniz gibi Boldrin faktörü ortaya çıktı. Her topu kendi kullanmak istedi, kullandı olmadı. Halbuki yanıbaşındaki müsait durumdaki Remy e verse adam zaten milimetrik vuruyor ve istediği yere gönderiyor zaten. Abanmasına bile gerek yok. Mesele gol atmak değil mi adam da kontrollü birşekilde istediği yere vuruyor zaten. Ver Remy e soksun kaleye repliği. Ancak hakikaten Boldrin farklı bir haleti ruhiye içine girmiş onu kendine güzel bir üslupla getirmeliyiz. Her insanın egosu vardır onu güzelce ikaz etmek önemlidir. Ne demişler: Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı. 

    Benim en önemli göstergem takımın saha içi organizasyonudur. Bunu iyi yapmak önemlidir. Savunmayı ve hücumu hep beraber yapmak lazımdır. Tomas'ın bu konuda ilk maç dışında başarılı bulmamıştım umudum da kalmamıştı ki bu maçta görüşüm değişti. Organizasyonun en iyisini yaptı. İkinci yarı Kayserinin kaybedecek birşeyim yok saldırayım düşüncesi bizi biraz daha zorladı o kadar. Skor tek farklı ise bu zaten tehlikeli bir skordur. Ben oyundan memnunum. Hoca konusunda sabırlı olacağız. Çünkü sistemi oturtmaya çalışıyor. Bu sene takım rakip sahaya hatta rakip ceza alanı civarına kadar yerleşiyor orda rakibi bunaltıyor biz buna modern futbol diyoruz işte. Unutmayalım Baiano'nun oyundan çıkması bu takım için çok zorlu bir süreçtir. Çünkü Baiano futbolu heryönüyle oynayan güçlü kuvvetli ve kaliteli bir futbolcu. O oynasaydı bizim üzerimize bu kadar çöreklenemezlerdi. Kaldı ki fark oluşturacak Fernando Andrade de yoktu. Yerinde oynayan Samudio bal yapmayan arı gibi. Bu takıma daha inşaallah en kısa zamanda Umar Aminu da gelirse ve mutlaka devre arasında dediğiniz gibi kaliteli bir orta saha daha gelirse zaten rakip ceza sahasından çıkmayız. 

    İyi yoldayız vesselam. 

Yorum Yapın