MİLLETİN SİNESİNDEN ÇEKİLİN

MİLLETİN SİNESİNDEN ÇEKİLİN


“İktidar erki, bir toplumda devleti yönetme, emir verme ve toplumsal davranışları yönlendirme gücünü (kudret/erk) yasal veya fiili yollarla elinde bulunduran kişi, grup veya siyasi partidir. Kamu politikalarını belirleyen ve meşruiyet zemininde ya da baskı unsurlarıyla emirlerini uygulatabilen en üst siyasal otoritedir.”
“Siyasal İktidar: Belirli bir coğrafyada (ülke) yaşayan toplumun bütünü üzerinde meşru karar alma ve uygulama yetkisidir.”
İki paragrafta tarifi verilen yönetme erki bilgi, veri akışı, haberleşme kontağını siyasete temsil edilenler tarafından otoriteye iletilir. Yani halkla devlet arasında seçilmişler sigorta görevi görüler. Sigorta görevini yerine getirenler güçsüz, bilgisiz, yeteneksiz olursa yönetenlerle kurulan kontak sürekli kesintiye uğrar, sigorta atar, çok güçlü olursa motoru yakar. Yani mensubu olduğu, temsil ettiği partiyi, yönetim erkini yerle bir eder.
Saadete gelelim. Bakanlıkların illerde hizmetleri yürütmek için il müdürlükleri var. O birimlerde yetkili memurlar, yöneticiler yapılması gereken işleri aciliyetine göre sıraya koyar, maddi kaynakları eşit şekilde dağıtılmasını kanunlar çerçevesinde sağlarlar. Bu noktada görevini yerine getirip getirmediklerini bakanlıklar denetler, siyasetçi de bütün bu olayları izler takip eder, gerekirse uyarır ve gerekenin zamanında eksiz yerine getirilmesine yardım eder.
Doğrudan müdahil olamaz.
Yerelde siyaset her birime kanuni bir yetkisi olmamasına rağmen görevlendirmeler yaptığına şahit oluyoruz. Muhalefetin gölge bakanlıklar kurması, yönetim erkini takip etmesi, izlemesi kanunidir. Fakat illerde siyasetçilerin buna benzer bir görevlendirme yapmasının sakıncaları vardır.
Mesela il Genel Meclisi görev sahasına giren işleri takip için belli kişilere yetki ve sorumluluk verilmesi, bilgisiz, beceriksiz ve hiçbir başarı hikayesi olmayan sıradan insanlara sırf onun bunun adamıdır diye hiçbir yetki devredilemez.
Pazarda don satmasını beceremeyenler hizmetin halka ulaştırılmasında çok büyük engeldir ve yönetim erkine halkın oyları ile seçilmiş siyasi partilere yarar yerine zarar verirler. Oyların giderek düşmesinin baş sebebi bu hatalı ve yanlış uygulamadır.
Hizmetlerin sağlıklı yürütmenin önünde ki en büyük engel bu kabil durumlardır.
Siz hiçbir şekilde hak etmediği bir yetkiyi sıradan insanlara, hiçbir becerisi bilgisi olmayan insanlara verirseniz, siyasi iktidarın hizmet yolunu kapamış olur, halkı da huzursuzluğa, ümitsizliğe ve hayal kırıklığına uğratmış olursunuz.
Devasa parseller halinde hayatında hiçbir mesele ile ilgilenmeyen insanlara bu yetkiyi vermek en azında abesle iştigaldir.
Ne hakla bir bölgenin, yörenin, parselin yapılması gereken işlerini yukarıda saydığım özellikleri olan kişilere devredersiniz? Bu türden başarısız insanların halkın ihtiyaçlarına adaletli bir yaklaşımı olabilir mi? Doğrudan halka gitmesi gereken hizmetleri bu insanlar eliyle yapmaya kalkarsanız siyasi erozyon şiddetlenerek devam eder ve hüsranla sonuçlanır.
Hiç vakit kaybetmeden bu yetkiyi verdiklerinizi gözden geçirin ve derhal bu görevleri ellerinden bir şekilde alın.
Alın ki, Rizemizi dünya kenti yapan, akıl almaz yatırımları gerçekleştiren Sayın Cumhurbaşkanımıza ihanet etmeyin. Onun sayesinde elde ettiğiniz makamları halkımızın yararına kullanın.
Baki selam ve dua ile.
Metin TOPÇU


Önceki Haber 

Yorumlar

Yorum Yapın