Muratlı Günlerimi Hatırladım

Memuriyet hayatım boyunca birçok yere tayin oldum. Hepsinin bende ayrı ayrı hatırları iz bırakmış. Fakat o güzel beldeden ayrılalı 27 sene olmasına rağmen unutamadıklarım arasında Karşıköy ve Muratlı Çay Fabrikası var. Uzak bir belde, insanları alabildiğine cana yakın. Hizmet edeni takdir eden çalışana saygılı insanlar topluluğu.
Fabrikaya ilk gittiğim akşam kazanların susuzluktan yandığını söylediler bana. 400 tonluk bir havuza su depolayarak çözmeye çalışmışlar.
Ne hazindir ki fabrikanın hemen yani başında gürül gürül Çoruh nehrine su taşıyan dere var. O akşam kullanılmayan sitim borularını kodun fabrikayı aştığı noktadan bahsi geçen depoya su sağladım. İlerleyen günlere Karşıköy’de yaşanan su sıkıntısına şahit oldum. Tek-Gida İş sendika başkanıyla irtibat kurup gerekli planlamaları yaptım. Üç adet oldukça büyük hazır künkler aldım. Bölgede iş yapan müteahhitten Loder’ini talep ettim ve köyün hemen yukarısında keson kuyu açarak Karşıköyü ve fabrikamızı susuzluktan kurtardım. Bugün yeni ilaveler ve düzenlemelerle halen o noktadan bahsettiğim yerler besleniyor.
1,5 yıl hizmet verdiğim insanları asla unutmadım. Zaman zaman hanımla birlikte ziyarete giderim. Muratlı barajı ulaşım yollarını değiştirdi, kimi yerler zorluklar yaşamaya başladı.
Güreşen bölgesine ulaşımı sağlamak için azgın Çoruh üzerine bir köprü inşaa etme gündeme geldi. Siyasiler söz verdi ve yaklaşık 6- 7 sene önce köprünün inşasına başladılar. 08 Artvin haberde seyrettiğim bir videoda vatandaşın haklı isyanını seyrettim. İnanılmaz derecede üzüldüm. Çalışma var fakat zor bir yerde teknik detayları çok fazla olan bu köprüyü inşa etmek zor mesele fakat günümüz Türkiye’sinde bu tip işler çok da zor değil. Yeter ki sizde istek olsun, vatandaşın derdine derman olmayı becerin. Gerisi kolaydır.
Serhat şehrimiz Artvin’in bu şirin, cennet beldesinde vatandaşlarımız yılan hikayesine dönen köprünün bir an önce bitirilmesini, hizmete başlamasını talep ediyorlar.
Hayatımın 1,5 senelik bölümü günlerin geçmesini istemediğim nadir bir yerdi. En güzel şiirlerimi o dönemde orada yazdım.
Onların derdi bende büyük bir yaradır.
“Yuhevaya Karlar yağar emma öle emma böle
Attı ayda bir yaz gelur emma öle emma böle”
Altı ay beklemeden vatandaşlarımıza yaz gelsin artık!
Diliyorum ve bekliyorum ki, bu güzel insanların bu sıkıntısını benim devletim bir an
önce çözüm bulsun.
Selam olsun Artvin’e, selam olsun Borçka’ya, Kaşıköy’e, Muratlı’ya ve Güreşen’e.
Selam olsun birlikte çalıştığım çok değerli arkadaşlarıma, çalışanlarımıza...
Baki selam ve dua ile
Yorum Yapın