Teşhirci misiniz, yoksa röntgenci mi?


Teşhirci misiniz, yoksa röntgenci mi?

Teşhirci misiniz, yoksa röntgenci mi?


Teknoloji hızla ilerlemeye devam ediyor. Eskiden mahallede biri vefat ettiği zaman sabah camiden okunan salayı pür dikkat dinler öğrenirdik. Şimdi ise vefat eden kişinin yakınları mevtanın son nefesinden birkaç dakika sonra sosyal medya yoluyla cenazeyi takipçilerine duyurma yarışına giriyorlar. Hal böyle olunca cenaze namazında saf tutan cemaat sayısı da azalıyor. Şaka değil!

Geçen ay arkadaşın babası öldü, gittim cenaze namazına başsağlığı dinledim. Birkaç gün sonra o arkadaşın en yakın arkadaşını gördüm ve sordum ona; "Neden cenazeye gelmedin?” diye bana verdiği cevap “facebook'tan kendisine mesaj yazdım, başsağlığı diledim” oldu…

Cenazeden düğüne geçeyim. Yine teknolojiye yenik düşen bir durum karşımıza çıkıyor. Evlenecek veya nişan yapacak olan kişi davetiye bastırırdı. Kapı kapı dolaşır, davetiyesini bırakırdı. O samimiyet bitti artık. Şimdileri sosyal medya üzerinden düğün davetiyesini duyurma geleneği aldı başını gidiyor. Aynen cenazede olduğu gibi bu kez de düğün salonlarında eksilmeler oluyor. Ondan sonra düğünüme o gelmedi, bu gelmedi... Kendi düşen ağlamaz. Sen o davetiye ile kapı kapı dolaşsan, düğün gününde de ayağına gittiğin kişi sana bir toplu iğne eşliğinde yakana bir kâğıt takardı elbet.

Sosyal medya hesabından, özellikle facebook üzerinden iki çeşit insan var. Bir taraf bana göre teşhirci, diğer taraf ise röntgenci. Teşhirci olanlar her gittiği yerden, her yaptığı uğraştan, yediği yemeği, içtiği suyu kısaca hayatının her alanını takipçileriyle paylaşan kısım. Bu tiplere ben teşhirci diyorum. Diğer kesim ise röntgenci. Bunlar da gizliden gizliye kim ne yaptı, kim kiminle fotoğraf paylaştı, kim kime hangi yorumu yaptı gibi işlevleri takip eden kesim.

Rize’de bir insan işinde ne kadar iyiyse kendisine kazılan çukur da o kadar derin oluyor. Rizelinin sosyal medya ile imtihanı işte bu iki örnekten geçiyor. Benim de var sosyal medya hesabım, meslek gereği elzem. Ama görüyorum ki birçok Rizeli sosyal medya hesabı üzerinde teşhircilik rolünü seçmiş. Diğer kesim ise derinden gidiyor, yani röntgencilik yapıyor. Bakıyor o ona şu yorumu yazmış tak çukurunu kazıyor, sana gönül koyuyor. Neymiş efendim, benim hoşlanmadığım kişi senin fotoğrafını beğenmiş, bir de yorum yapmış. Ya arkadaş siz neyin kafasını yaşıyorsunuz!

Evet, teknoloji böyle bir şey. Eskiden çok zor gözüken bir şeyi tek tıkla anında yapıyoruz ama bana sorsanız tırnak boyu kadar ciplerle yapılan bu işler hayatımızdan çok şeyleri götürdü. En önemlisi samimiyet kayboldu. Akşam eve gelen çocuklar ellerinde telefon ile doğruca odalarına gidiyorlar. Nerde babaya, anneye selam?

Özetle birçok insan sosyal medya üzerinden kendini tatmin ediyor. Ego boşalması yaşıyor. Kimileri elli- yüz beğeni almadığı zaman tansiyonu veya şekeri yükseliyor ve soluğu hastanede alıyor. Hemşirenin bir dil altı hapı ile kendine geliyor, geldiği zaman da ilk yaptığı iş hasta yatağından bir fotoğraf paylaşmak oluyor, o fotoğraf altına yapılan yorumlar onu tatmin etmişse egosu tavan yapıyor, sağlığına kavuşuyor!
Önceki Haber 
Sonraki Haber

Yorumlar

Yorum Yapın