KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ!


 


KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ!

Bir tarafta sezona iyi başlayan İsmail Kartal’ın takımı Çaykur Rizespor, diğer tarafta ligin tek yabancı teknik adamı konumunda şovmen Rumen teknik adam Şumudica’nın çalıştırdığı ve lige beş gollü mağlubiyetle başlayan Gazişehir..

Ortak özellikleri transfer döneminde iki takımda kadrolarını nerdeyse sil baştan yapmaları.

Bizim taraf her sezon olduğu gibi “ucuz etin yeğnisine” kaçarken, ilk kez süper lige çıkan Antep temsilcisi ise kesenin ağzını sonuna kadar açarak kadroya direk etki yapabilecek, sana maç alacak oyuncuları hemen hemen her bölgesinde takviye yapmış.

Üç aylık transfer döneminin başlangıcında Vedat Muriqi bağıra bağıra ben gidiyorum diyor, sen en az santrafor mevkisi için 2 kaliteli golcü alacaksın ama her sefer olduğu gibi transferin son gününde iş olsun diyerek Sırp oyuncuyu kadrona katıyorsun.

Bu mu senin transfer politikanın ? Bu iş transfer döneminde tv kumandasının her hangi bir tuşuna bassan, Rizespor’da transfer yetkilisininim canlı yayına çıkmakla, sezon sonu hedefimiz ilk beş demekle olmuyor demek ki!

Özetle transfer döneminde Rizespor yine bildiğini okudu ve gelinen noktada kendi düşen ağlamaz!..

Geçen aylarda ben bu satırlardan transfer konusunda Okan Buruk’un yardımcısı Hırvat Tomas’a parantez açmıştım. Antalya kampında üst düzey menejerlerin Tomas’ın etrafına nasıl el pençe durduğunu şahit olmuştum. Devre arası transferlerinin nasıl gerçekleştiğini yazmıştım. Madem ligde bir hedef koydun, transferde de üst düzey kaliteli oyuncu için üst düzey menejerlerle masaya oturacaksın. Onlarda çürük, çarık olmaz ama merdiven altı menejerlerle 3. Sınıf oyuncularla masaya oturursan kısaca ucuz etin yeğnisine kaçarsan ligde de bu tip sıkıntılı sonuçları alırsın ve sahada kalite farkı kabak gibi ortaya çıkar.

Geçen hafta Göztepe maçında bu takım sinyal vermişti ve uyarılarda bulunduk. Bu hafta Gazişehir maçında sinyal kolunu kırdı ve maalesef en azından ilk yarının bitimine kadar “ne toplarsak kardır” düşüncesi altında maçlar oynayacağız.

Milli aradan sonra her takım toparlar ve lig bir şablon üzerine oturur. Rıza Çalımbay döneminde ilk 5 hafta 12 puan almıştık ama sonra ki 16 resmi maçtan galibiyet çıkartamamıştık. Neden ? Çünkü ligin başı sarhoş ve o haftalarda sen futbol şansı ile 12 puan çıkardın. Sonrası kadrolar utturdu ve sen kalitesiz transfer politikan altında çakıldın. Taki devre arası Deniz Kadah, Lua Lua .. gibi oyuncular altında ite kalka ligde kalmıştın. Bu sezonda aynı İsmail hoca iç saha maçlarında yenemiyorsan yenilme mantığı altında Göztepe maçı bir puan ama Gazişehir takımın karşı bu sökmez. Güneydoğu temsilcisi özellikle siyahi atletik oyuncuları ile dört dakika içinde hızlı hücumdan iki gol buldular. Yenilen gollerde savunma ve ikinci golde Gökhan resmen çuvalladı.

Bizim savunma son iki hafta formsuz. Özellikle Gazişehir maçında iki bek Morozıuk ve Melnjak tel tel dökülüyorlar. Melnjak eski gücünde değil, yada aklı yeni kontratta. Çünkü diğer takım arkadaşlarının aldığı parayı biliyor. Attamah oynadığı bölgede hükümdarlığını ilan etmiş. İsmail hoca İsmael’i bir çırpıda tribüne gönderdiğine göre Ganalı oyuncu rahata ermiş. Son iki maç kaçak güreşin kitabını yazmaya başladı. Auta giden topu alıyor kaleciye veriyor, taca çıkan topu rakibe veriyor neymiş oyuna çabuk sok diye.  Bu işler basit işler Ganalı. Sen hiç senin yerinde Azubike’yi izlemedin mi? Sadece işini yapıyor, full konsantre ile maça başlıyor ve öyle bitiriyordu. İleride Umar geçen hafta yazmıştım kilo fazlası var diye. Bu maçta da kendini belli etti. Yazık o kadar para demek ki sahaya yansımıyor ama kaliteli yaşama dışarda yansıyor. Nil De Pauw yazmama gerek yok. İlk hazırlık maçı Giresunspor karşılaşması sonrası çıt kırıldım dedim. Çok rahat bir oyuncu, bu ligde adamı yerler. Sesse’de bir kumaş var ama o da yumuşak oyuncu. Santrafor Scepovic için bir şeyler yazmaya gerek yok, çünkü yazıyı bozar! Sahada kaldığı süre içinde bu oyuncu takım arkadaşlarının koşu yolunu veya şutunu bozduğu gibi, engellediği gibi!.

Bireysel olarak daha fazla yazmama gerek yok, İsmail hocada formsuz öğrencileri de. Rakip takımın hocası maç içinde her türlü diziliş fantezisini yaptı bize. Adam şovmen ama bence bu işi biliyor. İsmail hoca klasik yerli teknik adam profilinde. Yedek kulübesinde elleri bağlı, sahaya bakıyor aldığı oyuncuların kalitesini o da biliyor, tribünde bakıyor evet en acı olan o ki tribünler özellikle iki kale arkası hem hocadan hem de oyunculardan çok daha formda. Helal olsun desteği verdiler ama sahada milyon avrolar kazananlar o desteğin karşılığını veremediler. Rizespor taraftarı futbolu biliyor,geçen sezon 7 gol yedik Beşiktaş maçında ama  maç sonu taraftar Rizespor'u ayakta alkışladı. Neden ? Çünkü göze hoş gelen bir futbol vardı.. Böyle pısırık futbol istemiyorlar, kaliteli kadro  kaliteli futbolu beraberine getirir.

Futbol bu.. Ne diyelim, ilk yenilgi sonrası karaları bağlamayalım ama görünen köyde kılavuz istemez. Ben bu damdan defalarca düştüm, taraftar, camia her sezon düştü, düşmeyen ve akıllanmayan özellikle transferler konusunda yönetim ve hocalar var. Bana kimse paradan bahsetmesin, Fenerin taşeronu olacağına ekonomik olarak üst düzey iş adamlarından yardım aldığına göre üst düzey futbolcu alacaksın, alacaksın ki sende koltuğuna rahat yaslanacaksın, dünyada yaşayan tüm Rizespor sevdalıları da başları dik, moralleri yerinde galibiyet sonrası uyansınlar. Aksi takdirde bu tip çöp transferler altında biri gider, diğeri gelir hep olan Rizeliye olur, daha önce olduğu gibi, birileri keyif yapar , tüm Rizeli ağlar, acı çeker!..


Önceki Haber 
Sonraki Haber

Yorum Yapın

Yorumlar

  1. 1 0
    {usertitle}

    İsmail köse

     23 Eylül 2019 13:24
         

    Ağzına kalemine sağlık Selim kardeşim tespitlerin tam ve doğru insanla yazını okuyanlar da tedbirlerini alır

  2. 0 0
    {usertitle}

    ibrahim çakır

     23 Eylül 2019 22:49
         

    SELİM BEY, SADECE BUNU SÖYLEYECEĞİM : GÖMLEK BÜYÜK BEDEN KÜÇÜK OLURSA BÖYLE OLUR BİZLERDE HER ZAMAN İZDİRAP ÇEKERİZ. GÖMLEĞİN BÜYÜĞÜNÜ BEDENİN KÜÇÜĞÜNÜ HERKES ANLADI GALİBA. SATĞILARIMLA