CİCİM AYLARI!..


 

Sezonun ilk maçında Ç.Rizespor yeni teknik patronu Mehmet Özdilek önderliğinde kendi sahasında 13 bin boş koltuk altında iki puan kaybetmedi, bir puan kazandı…

Mehmet hoca, maçtan günler önce eski takımını çok iyi bildiğini, bunun yanında ise evimizde oynayacağımız maçların tek favorisi kendileri olduğunu deklere etmişti.

Dün akşam 90 dakika sonunda bir kez daha şahit olduk ki, “ Bu işler konuşmakla olmuyor, tam tersi sahada ortaya koyacağın mücadele ve oyun kalitesi ile” gerçekleşiyor.

Buna ilave yine Mehmet hoca’nın üstüne basa basa bir sözü vardı. “ Benim takımım kötü oynayabilir, fakat kötü mücadele etmez” diye..

İlk maçta Özdilek, iki iddialı sözlerinin altında kaldı, futbolcuları sahada gösterdiği performansla hocasını hayal kırıklığına uğrattı. Konuk takım Gençlerbirliği , maçın genelinde bize favorinin Rizespor olmadığını, tam tersi oynadıkları futbol, ortaya koyduğu mücadele ve buz gibi attığı gol ile  aslında maçında tek hakimi olduğunu bizlere gösterdi. Sayılmayan gol için Mehmet Özdilek” Biz gol gördük” dedi ve kabul etti.

Şimdi sahaya inelim.. Eksikler nerede irdeleyelim..

Hatırlarsanız son yazımda yeni transfer Murat , Ludovic’i yiyecek demiştim. Gördük Fransız asıllı oyuncuyu Mehmet hoca kulübeye bile almayarak tribüne gönderdi. Peki Murat ne yaptı?

Ben söyleyeyim..

Aldığı tüm topları ezdi, bunun yanında bom boş pozisyonda Kwekue’ye indiremedi. Yardım etmedi, ayağına gelen topları panikle en yakın arkadaşına verdi.

Ludovic babamın oğlu değil, tıpkı Murat`a bir art niyetim olmadığı gibi. Ludovic, futbol deyimi ile “Kadife ayak” Takımı rahatlatır, yüzde yüz garanti pas ile oynar. Top ona geldiğinde takım arkadaşları 3-5 saniye nefes alır.

Mehmet hoca tabi ki bunları görüyor. Tıpkı ilk devre Murat’ı sol kanatta başlatarak onu orada hapis ettiği gibi.

İkinci devre yanlıştan döndü ve bu oyuncuyu ortaya alarak gerçek yerine oynattı. Takımda Ümit ve Holosko’nun girişi ile bir-iki vites birde attı.

Ali Abdi bu ligin ve bu takımın banko oyuncusu değil. Portekiz, Norveç liglerinde idare eder. Ülkemizde futbol özellikle defansif anlamda sert oynanıyor. Bu tip kibar futbolcular, savunmada görev yapan kasaplara iyi bir kuzu eti olur.

İlk devre Gençlerin sol beki ve en tehlikeli oyuncusu Tosic bizim sağ tarafı paçavra etti. Burada suç Koray’ın değil, ona yardım etmeyen Ali Abdi’de.

Orta da Gosso, Doğa ve Nizammettin üçlüsü Kıvanç ve Kağan’a fark attı yetmedi Lualua’yı bazen ikili bazen de üçlü kıskaca alarak bizim elimizi ayağımızı bir nevi kelepçeyi taktılar. Bunun yanında Kwekue hazır değil. Ben olsam bu futbolcu ile başlamazdım. Hocanın kararı saygı duymak gerekir..

Yediğimiz gol evlere şenlik. Süper ligde bir takım böyle ucuz ve bir o kadar basit gol kalesine görmez. Giray defans dörtlüsünün en hazır olan görüntüsü içinde olandı.

Toparlarsak, hoca yeni ve bir dizi arayışlar içinde. Bu takımda taşlar yerine oturur. Mehmet hoca “Cicim aylarını” çabuk atlatır. İleride ayağımıza daha çok top tutmamız gerekiyor. Ortada Ludovic’e sonradan da olsa oyuna alıp, takıma önce oksijen, sonra yaratıcılık sağlamak lazım. Bu mevkide oynayan Kağan ve Kıvanç yaratıcılık adına sıfır, mücadele adına pekiyi. Son söz zamana bırakalım, geçen hafta son yazımda olduğu gibi “ Bu takım ne öldürür, ne güldürür”..  Tabi her maçta böyle hakemde bulamasın, bazen bizi de büyüklere yem yapacaklar, bunlara da hazırlıklı olalım..


Önceki Haber 
Sonraki Haber

Yorum Yapın

Yorumlar