TARTIŞMA ZEMİNİ YARATAMIYORUZ


TARTIŞMA ZEMİNİ YARATAMIYORUZ

 

Osmanlıya sallayan kendini bilmez cahiller, Atatürk’e sallayan kapkara cahiller.

Başka türlü ifade etmeyi beceremedim.

Atalarımızın hepsine hürmet etmek, onları saymak sevmek aslında bir milletin başarıya gitmek isterken dikkat etmesi gereken önemli kilometre taşlarıdır.

Onlara düşmanlık besleyen aslında geleceğini karatmaktadır.

Temeli olmayan bina ayakta durur mu?

Tarihi olaylar, hadiseler, kişiler deneyimdir. Eleştirisel bir gözle bakabiliriz ama asla ve asla hakaret ve küfür edemeyiz

Aslında değerlerine sahip çıkan milletlerin tarih sahnesinde neleri başardığına bakmak lazım.

Bu manada hep söylerim, gelişmiş batıya bakmamız lazım. Değerlerine toplum olarak, hem de çoğunlukla sahip çıkarlar.

Yani başımızdaki günümüz dünyasının gelişmiş medeniyeti bu temel üzerine bina edilmiş ve başarmıştır.

Değerlerine sahip çıktığı müddetçe hep zirvede kalacak, eminim ki değerlerinden uzaklaştıkça batacaktır.

Hangi Hristiyan yatak odasından İsa’nın çarmıha gerilmiş üç boyutlu kan damlayan resmini kaldırır, söyleyebilir misiniz?

Bu ve buna benzer bir çok örneği vermeye kalksam kitap olur. En iyisi değerlere saygı diyelim ve konumuza dönelim…

Kurumlar, önemli siyasiler, din adamları, bilim adamları toplumların değerleridir.

Zedelemek, aşağıya çekmek, yerle bir etmek hiçbir şey kazandırmaz bize.

Haklı eleştirilerimizi hakkaniyetle ve bir bilgiye dayanarak kesinlikle ara vermeden yapmalıyız.

Eksikileri, gedikleri dile getirmek bir değer üretmede, meydana getirmede çok önemlidir.

Sürekli eleştirisel bir yaklaşım sergilemek bazı insanların görevidir de…

Onların öyle bir misyonu olabilir.

Ama yıkmak amacı ile sürekli yorum yapanlar asla bir değer üretemezler, meydana getiremezler.

O nedenle eleştiriye evet, hakarete hayır!

Bu resmen karşı çıktığım bir “slogan” oldu ama yazmak zorundaydım…

Hepinize hayırlı ramazanlar diliyorum

İstanbuldan Sevgi ve saygılarımla

Metin TOPÇU


Önceki Haber 
Sonraki Haber

Yorum Yapın

Yorumlar