Bornoz Cebi Kadar Gereksiz!


 


Bornoz Cebi Kadar Gereksiz!

Çaykur Rizespor haftalar sonra kazanması gereken bir maçı kazandı ve üç puanla tanıştı.

İsmail Kartal bu maç öncesi belki de istifa mektubu cebinde olan bir maça çıktı. Eski takımı MKE Ankaragücü’nün oyuncuları aylardır tek kuruş almadan mücadele veriyorlar, bunun yanında Başkent temsilcisi transfer yasağı altında kısıtlı bir kadro ile maçlara çıkıyor. Fikstür gereği bu hafta ligde MKE Ankaragücü takımı ile değil de bir başka lig takımıyla mücadelemiz olsaydı bu galibiyet bence gelmezdi ve İsmail hocada çok büyük bir olasılıkla son maçına çıkardı. Kısaca İsmail hocanın imdadına şimdilik eski takımı yetişti ve alınan bu galibiyet ona can suyu verdi.  

İsmail hocanın kişiliğine, adamlığına asla laf diyemem, diyenin de karşısında olurum. Burada beni ilgilendiren Çaykur Rizespor kulübü. Bu takım bu kadar badireler atlatarak, geçen sezon nasıl ligde kaldığını her maçı sırat köprüsü üzerinden geçerek ligi tamamladığını içerde ve dış sahada tüm maçlarını izleyerek yorumlayan birisi olarak ben hocaya sadece şunu sormak isterim? Böyle mi olacaktı? Bu takımı kurarken çok mu düşündün? Kadroya dahil ettiğin birçok oyuncu inan bornoz cebi kadar gereksiz!..

MKE Ankaragücü takımının saha kenarında teknik direktörü yok, saha içinde aylardır parasız "adam gibi" mücadele eden son derece kısıtlı bir kadro yapısı altında ve zor şartlarda Rize deplasmanına gelen bir takıma karşı bile 8 defansif oyuncu ile sahaya çıkıyorsun. Başkent temsilcisi ilk çeyrekte 2 tane yüzde yüz yakaladı ve atamadı. Bunlar gol olsa maçın hikayesi çok farklı olurdu. Penaltı pozisyonu ile gelen öz güven ve ikinci devre tamamen oyundan düşen bir takıma karşı belki dün iyi top yaptık, pozisyona girdik diyenler olacak ama maalesef bu futbol bizi sadece avundurur ve gelecek haftalar içinde yine karanlığa gömer.

Sezon öncesi ders aldık denilerek, hedef ilk 5 olarak belirlenerek kollar sıvandı ama benim üzerine basa basa anlatmak istediğim kadro mühendisliği konusu. Mevcut yapılan transferler içinde sana iki kişi maç alır. Biri El Kabir, diğeri ise Boldrin. Faslı oyuncu yok, bunu unutalım, Boldrin ise senin sıkletinde olan ve o gün kötü bir gününde olan rakip takıma karşı oyuna ağırlığını koyar ve sana maç alır, tıpkı dün akşam olduğu gibi.

Bizim savunma evlere şenlik. Kaleci Gökhan için diyebilirmiyiz bize bir sezonda 5 – 6 maç tek başına alır, kalesinde olağanüstü kurtarışlar yaparak takımını ipten alır? Maalesef diyemeyiz. Çünkü önünde ki savunma dörtlüsü çok yumuşak. Bizde bir Awaziem gibi “baba” stoper yok. Onların önünde çift yönlü dalgakıran görevi yapacak bir Azubike yok. Hücumda bir buldozer Kweuke veya Vedat yok.. Hal böyle olunca senin kalecin de fabrika ayarlarına döner ve sadece kalesinde idare eder. İşte bu yüzden bu sezon kurulan kadro için ben bir kez daha bornoz cebi kadar lüzumsuz isimler benzetmesi yapıyorum. Alınan bu isimler olsa ne olur, olmasa ne olur. Vetrih diye bir oyuncu almışsın, maçın ilk dakikası içinde MKE Ankaragücü takımı forvetine geri pasta “alda at” pası verdi, aynı oyuncu kenar bekin kaptırdığı toptan yüzde yüz bir pozisyon daha buldu. Bunları belki İlhan Parlak kaçırdı ama ligde diğer takımın forvetleri affetmez, daha önce affetmedikleri gibi! Ben şimdi bu transferleri ne yapayım? Nill De Pauw’dan , Sasse, Dimitris’ten tutun da Fenerbahçe’den gelen kiralık oyunculardan çıkın. Bu transfer mantığı Rizespor’u her sezon batırdı. Futbol aklı geçen sezon devre arasında bir devreye girdi ve Rizeli taraftar “işte böyle “ takım olunur denildi ve ayakta alkışladılar. Yazık, bu takım bak göreceksiniz, devre arası bir kez daha doldur boşalt yapacak ve milyonlar bir kez daha boşa gidecek. İşte böyle oluyor ve Anadolu takımları bir bir batıyor. Bizde elli kez belki de batmıştık ama değirmenin suyu şimdilik sağlam aktığı için günü kurtardık. Burada yıllar boyu kazanan taraf üç beş kişiyi geçmez. İndiregandici menajerler, teknik kadroya yakın isimler. Kaybeden taraf ise cebinden parasını veren ve hayalleri çalınan yeşil – mavili binlerce Rizespor taraftarı yani Rizeli.

Evet dün akşam çok ihtiyacımız olan bir maçı haklı bir şekilde kazandık ama ligin seyri için bu galibiyet bazı gerçekleri görme adına bizi köreltmesin. Bu takım ilk devrenin bitimine 8 hafta kala bu kadar eksik bir MKE Ankaragücü takımı daha bulamaz. Mevcut kadronun kapasitesi diğer maçlara yetmez. Her sezon Rizespor Kuzu su bir Kurt’a emanet edilmez. Kazanan taraf hep Kurt oluyor. Oysa Kuzu gibi Rizeli her sezon yağını, sütünü, peynirini, yününü esirgemiyor veriyor.  Bu şehir bunu hakketmiyor. Bu şehir komşusu gibi altyapıdan çıkaracak olan yetenekli gençleri ve çok kaliteli yerli yabancı transferleri hak ediyor. Bunu bizi yıllardır sunmayan ve beceremeyen Çaykur Rizespor A.Ş yönetimine kucak dolusu selamlarımı iletiyorum!...


Önceki Haber 
Sonraki Haber

Yorum Yapın

Yorumlar