RİZE YAŞAYAN MİRAS ŞÖLENİ TÜM COŞKUSUYLA BAŞLADI

RİZE YAŞAYAN MİRAS ŞÖLENİ TÜM COŞKUSUYLA BAŞLADI


Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla, Rize Valiliği, Rize Belediyesi ve Mustafa Baştan Kültür ve Sanat Derneği iş birliğinde düzenlenen Rize Yaşayan Miras Şöleni Rize Çay Çarşısı’nda sanatseverlerle buluştu. Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarına ve sanatseverlere ev sahipliği yapan Şölen, yaşayan mirasımızın parçası geleneksel el sanatlarımızı desteklemeyi, sanatları ve sanatçıları tanıtmayı ve bu eşsiz mirası gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.
7 Ağustos Cuma günü gerçekleşen açılış törenine; Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Rize Belediye Başkan Yardımcısı Abdülkadir Öksüz ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Daire Başkanı Pervin Oymak katıldı.

“BUNLARIN HER BİRİ BİZİM YAŞAYAN MİRASIMIZDIR”
Rize Valisi Selim Baydaş yaptığı konuşmada, “Yaşayan Miras Şölenimiz; Kültür ve Turizm Bakanlığımızın, özellikle son dönemde önemle üzerinde durduğu ve şehirlere yaygınlaştırmaya çalıştığı güzelliklerden bir tanesidir. Kıymetli Genel Müdürümüz, değerli hemşehrimiz Selim Terzi, geçtiğimiz yıllarda burada programın startını verirken bunun artık her sene tekrar eden ve şehirlerin ön plana çıkarmaya çalıştığı "Yaşayan Miras" dediğimiz kültürel değerlerini tanıtan güzel etkinlikler olacağını ifade etmişti. Bunu mutlulukla da görüyoruz” dedi. Miras kavramının “bazen bir motif, bir halıdaki ya da kilimdeki, mesela buradaki bir çoraptaki desen; bazen masanın üzerine serili olan makaslı keşandaki renk ve çizgileri; bazen bir halay veya horondaki bir figür, bazen tulumun kendisi, bazen de bir yemek” olduğunu ifade eden Vali Baydaş, “Bunların her biri bizim yaşayan mirasımızdır ve tıpkı bir tarla, mal veya bina gibi evlatlarımıza, torunlarımıza aktarmamız gereken kıymetli unsurlardır. Esasen bu unsurlar, mirasa konu olan mal ve mülkten daha kıymetlidir. Çünkü bunların her biri tarihi köklerden gelir. Bir figür, bir mezar taşı veya bir koç başı bulduğumuzda, bu bizim geçmiş yüzyıllara tekabül eden ecdadımızın simgesidir, yansımasıdır. Bu toprakların bizim oluşunun ve buralarda yüzyıllardır var oluşumuzun simgesidir." diye konuştu.

“YAŞAYAN KÜLTÜR MİRASI MESELESİ ÖNEMLİDİR”
Vali Baydaş, yaşayan kültür mirasın önemini ve kıymetini vurguladığı konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu programda tanıtacağımız bir sembol, kumaş, yemek, motif veya halk oyunu figürü bize ilk başta basit gelebilir. Ancak bir Hemşin çorabının, bir makaslı keşan’ın veya bir yemek yapış şeklinin bu yörenin bize ait olduğunu ne kadar güçlü vurguladığına dikkatinizi çekmek isterim. Yaşayan kültür mirası meselesi bu nedenle önemlidir.
Bir de bu mirasın taşıyıcıları olan ustalarımız var. El emekleriyle bu işi geçmişten alıp geleceğe taşıyacak olanlar onlardır. Hem Kültür Bakanlığımızın hem de çeşitli sergi alanlarının sağladığı imkanlarla bugüne kadar bu vazifeyi yerine getiriyorlardı. İnşallah önümüzdeki günlerde Rize Belediyemizin açacağı Kültür Sokağı ile hakikaten çok güzel bir alan oluşuyor. Şehrin hem turizm açısından büyük bir mekan kazandığını hem de bu kültürel mirası güzel bir ortamda sunma adına önemli bir imkana kavuştuğunu göreceğiz. Orayı açtığımızda, oranın kültürel mirasın taşıyıcı mekânı haline geldiğini de hep birlikte göreceğiz. Bu vesileyle Rize Belediyemize ve değerli başkanımıza teşekkürlerimi ifade ediyorum. Bu meselenin, sadece bir açılış veya tören olarak değerlendirilmemesi; bu toprakların, kültürün ve değerlerin her bir sembolünün ve taşıyıcısının yeniden gözler önüne serildiği bir program olarak görülmesi gerektiğini ifade ediyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”

“KÜLTÜR, BİR MİLLETİN ORTAK HAFIZASIDIR”
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Daire Başkanı Pervin Oymak da konuşmasında, “Kültür, bir milletin ortak hafızasıdır. Geçmişten bugüne taşınan bilgi, birikim, tecrübe ve değerlerin bütünüdür. Aynı zamanda insanın ait olduğu topluma olan bağını güçlendiren, kimliğini şekillendiren ve geleceğe güvenle bakmasını sağlayan en önemli unsurlardandır. Genel Müdürlüğümüz bu kıymetli değerlerin belgelenerek, kayıt altına alınması ve nesiller arasında aktarılması amacıyla alan araştırmaları yolu ile belgeleme ve tespit çalışmaları da yürütmektedir. Bu çalışmalar kapsamında Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezinde Rize’den toplam 2510 belge, 30 somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı ve ulusal envanterde 11 unsur kayıtlı bulunmaktadır.” dedi.
“MİLLETLERİ GÜÇLÜ KILAN, SAHİP OLDUKLARI KÜLTÜREL MİRAS, ORTAK DEĞERLER VE KÖKLÜ GELENEKLERDİR”
Oymak, milletleri sahip oldukları kültürel miras, ortak değerler ve köklü geleneklerin güçlü kıldığına işaret ederek, “Çünkü aidiyet duygusu güçlü olan toplumlar, geleceğini de güçlü bir şekilde inşa eder. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak düzenlediğimiz Yaşayan Miras Şöleni de bu anlayışın bir yansımasıdır. Geleneksel el sanatlarımızdan sahne sanatlarımıza, müziğimizden süsleme sanatlarımıza kadar köklü mirasımızın yaşayan temsilcilerini sizlerle buluşturuyor; kültürel değerlerimizin yaşatılmasına ve aktarılmasına katkı sunuyoruz. Bu yıl 15 şehirde gerçekleştirilecek olan şölenlerimizin 9. durağı olan Rize’de 2. kez 50 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ve sanatkârımız ile bir araya gelmenin heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Şölenimizin gerçekleşmesinde desteğini esirgemeyen Sayın Valimiz İhsan Selim Baydaş Beyefendiye ev sahipliği için teşekkürlerimi sunarım. Ayrıca şölenimize katkılarından dolayı Belediye Başkanımız Rahmi Metin, İl Kültür ve Turizm Müdürümüz Alper Avluk nezdinde tüm çalışma arkadaşlarıma ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Açılış konuşmalarının ardından, protokolün katılımıyla kurdele kesim töreni gerçekleştirildi.

GEÇMİŞTEN GELECEĞE SANATLA DOLU ŞÖLEN

Zengin sanatsal ve kültürel birikimiyle Yaşayan Miras Şöleni’ne ikinci kez ev sahipliği yapan Rize’de Şölen kapsamında, geleneksel el sanatlarımızdan; Kaligrafi, Telkâri, Halı Dokuma, İç Edik Yapımı, Çorap Örücülüğü, Tespih Yapımı, Tel Kırma, Seramik, Filografi, Deri İşleme, Çarpana Dokuma, Trabzon Hasır Bileziği, İğne Oyacılığı, Çömlekçilik, Peşkir Dokuma, Keçecilik, Bıçakçılık, Zihgir Yapımı, El Nakışı, Ahşap Oyuncak Yapımı, Cam İşleri, Ahşap Oymacılığı, Naht, Bağlama Yapımı, Mücevher Sâdekârlığı, Geleneksel Giysili Bebek Yapımı gibi birçok sanat dalından davet edilen ustalar Rize Çay Çarşısı’nda; kendileri için hazırlanan stantlarda eserlerini tanıtıyor.

17 ilden toplam 50 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ve sanatkârın katıldığı ve birçok sanat dalının tanıtıldığı etkinlik 09 Ağustos Pazar gününe kadar Rize’de sanatseverlerle buluşacak. Uygulamalı atölyeler, sergiler, gösteriler, ustalarla söyleşiler ve mahalli sanatçıların performanslarına ev sahipliği yapan şölen, Rize’nin kültürel ve sanatsal atmosferinin zenginleşmesine katkı sağlıyor. Ziyaretçilerine el sanatlarının inceliklerini yakından deneyimleme ve yaşayan miras unsurlarıyla tanışma fırsatı sunan Şölende Türk Süsleme Sanatları Sergileri kapsamında Hüsn-i Hat, Minyatür ve Ebru sergileri sanatseverlerle buluştu. Çocuklara yönelik olarak; Karagöz sanatçısı Ahmet Bünyamin Özdem tarafından Karagöz gösterisi minik ziyaretçilere keyifli anlar yaşatarak onları geleneksel sahne sanatlarıyla tanıştıracak. Ayrıca oluşturulan çocuk oyun alanlarında Mangala, Topaç Çevirme, Seksek, Dokuztaş gibi geleneksel oyunları çocuklarla buluşuyor.



Önceki Haber 

Yorumlar

Yorum Yapın